Anlamı
sürekli olarak bir şeyi düşünmek, bir düşünceye saplanıp kalmak:
'Tartışma, grevin nereden çıktığını aklına takanlar yüzünden büyüyüp genişledi.' -N. Uygur.
Detaylı Açıklama
Aklına takmak deyimi, bir konuyu, sözü, olayı ya da ihtimali zihinden çıkaramayacak kadar üzerinde durmak, sürekli düşünmek ve ona saplanıp kalmak anlamında kullanılır. Takmak fiili düşünceyi bir yere iliştirir gibidir; kişi başka şeylere yönelmek istese de aynı mesele zihnine geri dönüp durur. Deyim, yalnız merakı değil, takıntıya yaklaşan zihinsel oyalanmayı da anlatabilir. Günlük hayatta küçük bir sözün büyütülmesi, geçmişte yaşanmış bir olayın unutulamaması, geleceğe dair bir kaygının zihni meşgul etmesi gibi durumlarda sık kullanılır. Bu söz, insanın düşünce üzerindeki kontrolünün her zaman tam olmadığını da gösterir. Kimi meseleler duygusal ağırlıkları nedeniyle akla yapışır. Deyim, zihinsel meşguliyetin yoğunluğunu, başka konulara geçememe hâlini ve içten içe dönüp duran düşünceyi güçlü biçimde görünür kılar. Kaygı, kırgınlık ve yoğun merakın dildeki en tanıdık anlatımlarından biridir.
Örnek Cümleler
- Komşunun tek bir sözünü aklına taktı, iki haftadır onunla selamlaşmıyor bile.
- Çocuk o arabanın rengini aklına takmış, günlerdir başka bir şey konuşmuyor.
- Sınav sonucunu aklına takma, elinden geleni yaptın; şimdi biraz dinlenmene bak.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bırakılmayan bir düşünceyi anlatır. Kişi konuyu kendi tutar; başkaları unutmuşken o hâlâ üzerinde durur ve dönüp dolaşıp yine aynı yere gelir. Konunun büyüklüğü burada belirleyici değildir.
Kırgınlık, kıskançlık, merak ya da kaygıyla birlikte görülebilir. Duygu ne olursa olsun kişi o konudan uzaklaşamaz; bu hâl komşuyla selamı kesmeye ya da günlerce aynı şeyi konuşmaya kadar davranışlara da yansıyabilir.
Aklına takma denince karşıdaki kişiye bir konuyu dert etmemesi, üzerinde durup kendini yormaması söylenir. Bir sınav sonucu ya da kırıcı bir söz karşısında teselli olarak sık kurulur; üstelemek yerine bırakmayı öğütler.