Anlamı
bir kimsenin hep aynı şeyi veya hikâyeyi anlatması karşısında söylenen bir söz.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, bir kimsenin sürekli aynı şeyi, aynı hikâyeyi, aynı şikâyeti ya da aynı konuyu dönüp dolaşıp anlatmasından yakınmak için kullanılır. Ayının kırk türküsü vardır ama hepsi ahlat üstüne denerek, görünürde çok sözü varmış gibi duran kişinin aslında tek bir meseleye takılı kaldığı anlatılır. Halk bilgeliği burada tekrarın bıktırıcı yönünü alaycı bir ifadeyle verir. İnsan bazen içindeki bir meseleyi bırakamaz ve her sohbeti aynı noktaya getirir. Bu durum kimi zaman takıntı, kimi zaman alışkanlık, kimi zaman da dikkat çekme arzusundan kaynaklanır. Atasözü tam da bu tekdüzeliği hedef alır. Anlatılan şeyin çokluğu değil, çeşitlilikten yoksunluğu eleştirilir. Bir kişinin zihni ve dili dar bir alana sıkıştığında çevresindekiler bunu fark eder. Bu söz de o fark edişin nükteli biçimidir. Aynı türkü farklı sözlerle söylenmiyorsa dinleyen için yorucu hale gelir. Halk dili bu bıkkınlığı ahlat üstüne kırk türkü benzetmesiyle çok canlı biçimde somutlaştırmıştır.
Örnek Cümleler
- Ne konuşsak dönüp dolaşıp aynı yere geliyor; ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne.
- Toplantıda yine aynı şikâyeti anlatınca herkes ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne diye düşündü.
- Biraz konu değiştir, ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne olmasın.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Sürekli aynı konuyu açmayı, aynı şikâyeti yinelemeyi ve konuşmada çeşitlilik göstermemeyi eleştirir. Ayının kırk türküsü vardır ama hepsi ahlat üstüne denerek, görünürde çok sözü varmış gibi duran kişinin aslında tek bir meseleye takılı kaldığı anlatılır.
Çok sayıda sözü varmış gibi görünmesine rağmen aslında hep aynı ezgiye dönmeyi, yanı tekdüzeliği göstermek için kullanılır.
Sohbetlerde, toplantılarda, aile içinde veya birinin hep aynı meseleyi anlattığı her durumda söylenebilir. Halk bilgeliği burada tekrarın bıktırıcı yönünü alaycı bir ifadeyle verir.