Atasözü

Alacakla Verecek (borç) Ödenmez Ne Demek?

Anlamı

bir yerden alacağınız parayla başka bir yere olan borcunuzu kapatamazsınız.

Detaylı Açıklama

Alacakla verecek ödenmez atasözü, bir yerden alınacak parayla başka bir yere olan borcun kapatılamayacağını anlatır. Alacak, başkasının kişiye borçlu olduğu paradır; verecek ise kişinin başkasına ödeyeceği borçtur. Söz bu ikisini birbirine bağlamaya, birinden gelecek parayı ötekine şimdiden saymaya karşı çıkar. Alacak kesinleşmiş, senede bağlanmış, ödeme günü belli olabilir; yine de o para ele geçmeden borç ondan ödenemez. Karşı taraf gecikebilir ya da hiç ödeyemeyebilir; o zaman kişinin kendi borcu ortada kalır. Kiracıdan gelecek kira, müşteriden beklenen ödeme, işverende kalan ikramiye bu türden alacaklardır. Atasözü, borcun ödeme gününü alacağın tahsil gününe bağlamamayı, borcu eldeki parayla karşılamayı öğütler. Kalıpta alacak ile verecek yan yana durur; ikisi de -acak ekiyle adlaşmış sözcüklerdir.

Örnek Cümleler

  1. Müşteriden gelecek parayla senedi kapatmayı planladı, ödeme gecikince ikisi de patladı; alacakla verecek ödenmez.
  2. İkramiye gelecek diye taksit altına girme sakın; alacakla verecek ödenmez.
  3. Kiracısından alacağı üç aylık kirayla kredi taksitini ödeyecekti, kiracı ödemeyince taksit gecikti; alacakla verecek ödenmez.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Elde olmayan parayı varmış gibi saymayadır. Alacak ne kadar sağlam görünürse görünsün, tahsil edilene kadar başkasının cebindedir; ona dayanarak borç üstlenen kişi, ödeme gecikince iki yükü birden taşımak zorunda kalır.

Geçerlidir. Mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir tazminat da borçlu ödemedikçe kasaya girmez; icra yoluyla tahsili aylar sürebilir. Durumu değiştiren kararın çıkması değil, paranın ele geçmesidir; o andan sonra para kişinin kendi parasıdır ve borç onunla ödenir.

Çıkış noktası paradır ve söz asıl olarak alacak ile borç arasındaki hesabı anlatır. Benzetme yoluyla, henüz elde olmayan bir imkâna dayanıp kesin bir yük üstlenilen öteki işlerde de bu söze başvurulur.