Deyim

Alaka (alakasını) Çekmek (toplamak, Uyandırmak) Ne Demek?

Anlamı

ilgi çekmek:
'Bu sahneyi mangalın başında Havva Hanım bize kaç defa tekrar etti, hatırlayamam. Ama her defasında bizde büyük bir alaka uyandırıyordu.' -H. E. Adıvar. 'Yahu, biz bu hanımın sadece elini öpebilmek için ne yapacağımızı bilemez ve alakasını çekemezdik.' -N. F. Kısakürek.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, bir kişinin, olayın, sözün ya da görüntünün insanların dikkatini üzerine toplaması anlamında kullanılır. Alaka çekmek yalnızca görülmek demek değildir; merak uyandırmak, konuşulmak, dönüp tekrar bakılmak ve zihinde yer etmek de bu kapsamın içindedir. Bazen görünüş, bazen başarı, bazen sıra dışı bir davranış, bazen de anlatım biçimi alaka çeker. Bu yüzden deyim çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Halk dilinde ve yazı dilinde, etkileyici olanı öne çıkaran sade ama güçlü bir ifadedir. Bir şeyin alaka çekmesi, onun mutlaka değerli olduğu anlamına gelmez; kimi zaman yalnızca sıra dışılığıyla da dikkat toplayabilir. Ancak çoğu durumda ifade, insanlarda bir yankı uyandıran unsura işaret eder. Deyim bu yönüyle iletişim, sanat, toplumsal görünürlük ve kişisel etki alanlarında sık kullanılır. Kalabalık içinde fark edilmek, söz kalabalığında öne çıkmak ya da bir işin başkalarının zihnine takılması hep bu çerçevededir. Görülmekten öte, dikkat merkezine yerleşmek demektir.

Örnek Cümleler

  1. Bir baktık ki çoktan alaka çekmiş.
  2. İşler sarpa sarınca mecburen alaka çekti.
  3. Son olaylardan sonra adam resmen alaka çekti.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, olumlu bir başarı da, şaşırtıcı ya da tuhaf bir durum da alaka çekebilir; önemli olan dikkat toplamaktır.

Tam olarak değil; bir şey çok dikkat çekebilir ama herkes tarafından beğenilmek zorunda değildir. Alaka çekmek yalnızca görülmek demek değildir; merak uyandırmak, konuşulmak, dönüp tekrar bakılmak ve zihinde yer etmek de bu kapsamın içindedir.

Sanat, medya, topluluk önünde konuşma, reklam, kişisel görünüm ve genel olarak iletişim alanlarında sık kullanılır.