Deyim

Alaya Vurmak Ne Demek?

Anlamı

ciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girmek:
'Hep şakaya almış, alaya vurmuştu ablasıyla eski kocasının savaşını.' -A. Kulin.

Detaylı Açıklama

Alaya vurmak deyimi, ciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girmek anlamında kullanılır. Konu baştan ciddidir; alay sonradan gelir ve konuşanın duruşunu değiştirir. Bu deyimde kişinin gerçekten önem verdiği ya da ciddiye alması gereken bir şey vardır; fakat bunu açıkça taşımak yerine alay perdesi arkasına gizler. Bazen savunma mekanizması gibi işler. İnsan kırıldığı hâlde gülerek geçer, öfkelendiği hâlde şakaya vurur ya da ciddi tartışmayı dağıtmak için meseleyi alaya çeker. Bu nedenle deyim, yalnız küçümsemeyi değil, ciddiyetten kaçma hâlini de anlatır. Günlük dilde duygusunu saklayan, hesaplaşmayı erteleyen veya konuyu hafife göstererek yükünden kurtulmaya çalışan kişiler için sık kullanılır. Türkçede alay, burada sadece saldırı değil, örtme aracı hâline gelir. Meseleyi çözmek yerine havayı değiştirir. Böylece hem gerçek duygu hem de ondan kaçış aynı ifadede birleşir. Ciddiyetin maskelenmesini anlatan ince ve önemli bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Sınavı kaybettiğini anlatırken birden alaya vurdu, üzüntüsünü belli etmek istemedi.
  2. Toplantıda ciddi bir öneri getirmişti; itiraz gelince alaya vurup masadan çekildi.
  3. Hastalığından söz açılınca hep alaya vurur, konuyu şakayla kapatıp geçer.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Konuşanın tavrı değişir. Kişi baştan ciddiyken sonradan alay ediyormuş gibi bir havaya girer; söylediği söz aynı kalabilir ama duruşu döner. Kalıp bu dönüşü bildirir, sonradanlık şarttır.

Alaya vurmakta dönen şey konuşanın kendi tavrıdır; alaya bozmakta ise bir söze ya da duruma alay niteliği verilir. İkisi de alaya kayar ama kayan taraf farklıdır.

Çünkü kalıbın çekirdeği o sıralamadır. Baştan alaycı konuşan kişi alaya vurmuş sayılmaz; önce ciddiyet bulunmalı, alay ondan sonra gelmelidir. Sıra bozulursa söz yerini bulmaz; kalıbın çizdiği ölçü budur.