Anlamı
bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.
Detaylı Açıklama
Alet işler, el övünür atasözü, bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamayacağını anlatır. Kalıptaki el ustanın kendisidir; alet ise tezgâh, takım, makine gibi işin görüldüğü araçtır. Övünmek burada kendini övmek, başarıyı kendine mal etmektir. İyi bir marangoz körelmiş testereyle düzgün kesim yapamaz; deneyimli bir aşçı ısısını tutmayan fırında ekmeği istediği gibi pişiremez. İki örnekte de kusur ustada değil, elindeki araçtadır. Aynı usta sağlam bir testereye ya da iyi bir fırına kavuşunca işi de düzelir. Atasözü böylece iyi işin iki koşulunu yan yana koyar: bilen bir el ve işe uygun bir araç. Kalıp geniş zamanla kurulmuş iki kısa yargıdan oluşur ve ikisi bağlaçsız yan yana durur.
Örnek Cümleler
- Yeni tezgâh gelince aynı usta iki katı iş çıkardı; alet işler, el övünür.
- Düğün fotoğrafları çok beğenildi; fotoğrafçının gözü kadar yeni aldığı objektifin de payı vardı: alet işler, el övünür.
- Elinde doğru dürüst takım olmayınca en iyi tamirci bile zorlanır; alet işler, el övünür.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Küçültmez. Söylediği şey, ustalığın tek başına yetmediğidir; gerekli araç olmadan kusursuz iş çıkmaz. Beceri yerinde durur, yanına araç eklenmesi istenir; söz payı bölüştürür ama ustadan almaz.
Görünen, işi yapan taraftır. Sonuç ortaya çıkınca alkış ona gider; oysa aletin payı görülmez. Söz bu görünmeyen payı hatırlatmak için kurulmuştur; el övünürken alet susar.
Araç olmadan iş çıkmayan her alanda söylenir: bir atölyede, bir fotoğraf çekiminde, bir tamirde. Araç değişince sonuç da değişir; söz bunu gözler önüne serer ve payı alet ile el arasında bölüştürür.