Anlamı
canlı, ışıl ışıl olmak:
'Gözleri siyah bir alev gibi parlıyordu.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Alev gibi parlamak deyimi, bir şeyin ya da özellikle gözlerin, yüzün, rengin çok canlı, yoğun, ışıl ışıl ve dikkat çekici biçimde görünmesini anlatır. Buradaki 'alev' benzetmesi, sıradan bir parlaklıktan çok daha güçlü, sıcak ve hareketli bir ışıltıyı çağrıştırır. Deyim yalnız fiziksel ışığı değil, bazen duygusal yoğunluğu da taşır. Gözler, bir yüz ya da cilalı bir yüzey canlılığıyla alev gibi parlayabilir; ortak yan, ışıltının sıradan olmamasıdır. Bu nedenle ifade hem betimleyici hem duygusal açıdan zengindir. Edebi dilde sık görülür ama gündelik anlatımda da güçlü tasvir sağladığı için tercih edilir. Parlama burada kuru bir ışık değil, içten gelen bir enerji etkisi yaratır. Türkçede görsel canlılığı ve duygusal harareti aynı anda anlatan çarpıcı benzetmelerden biridir. Bir bakışın, bir yüz ifadesinin ya da bir rengin sıradanlıktan çıkıp etkileyici hâle geldiği anı kuvvetle görünür kılar.
Örnek Cümleler
- Şöminenin ışığında gözleri alev gibi parlıyordu, ressam bunu iyi yakalamış.
- Cilalanan bakır tepsi güneşte alev gibi parladı, bakarken gözümüz kamaştı.
- Sahneye çıktığı anda kırmızı elbisesi ışıkların altında alev gibi parlıyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Gözler, bir yüz, bir renk ya da cilalı bir nesne parlayabilir. Ortak yan, sıradan bir ışıltının ötesinde canlı ve göze çarpan bir görünüş olmasıdır. Benzetme bunu güçlendirir.
Sıcaklık ve hareket katar. Duran bir ışık değil, canlı ve oynak bir parlaklık düşünülür; bu yüzden söz durgun bir aydınlıktan çok, kıpırdayan bir ışıltıyı çağrıştırır.
Söylenmez. En sık gözler için duyulur ama bir kumaş, bir taş ya da bir yüz de aynı benzetmeyle anlatılabilir. Belirleyici olan, görünüşteki canlılığın çarpıcı olmasıdır.