Deyim

Alıp Yürümek Ne Demek?

Anlamı

az zamanda çok ilerlemek, yayılmak, çoğalmak, artmak:
'Bu kasıt tertibi, aramızı bozabilecek bir cinayet davasının alıp yürümesine, dallanıp budaklanmasına yol açtı.' -Y. K. Karaosmanoğlu.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, bir işin, olayın, düşüncenin ya da söylentinin kısa süre içinde hızla büyümesini, yayılmasını ve etkisini genişletmesini anlatır. Başlangıçta küçük görünen bir gelişmenin zamanla durdurulması zor bir akış kazanması durumlarında kullanılır. Özellikle dedikodu, tartışma, dava, kriz, ticari hareket ya da toplumsal bir eğilim için tercih edilir. İçinde hem ilerleme hem de kontrolden çıkma ihtimali taşıyan bir ton vardır. Bir işin hızla gelişmesini de, bir sürecin dallanıp budaklanmasını da aynı kalıpla anlatır; yön cümleden anlaşılır. Sözün gücü, hareketin bir yerden sonra kendi ivmesini kazanmış olmasını hissettirmesinden gelir. Bir mesele alıp yürüdüğünde artık yalnızca tek bir kişinin iradesiyle sınırlandırılamaz, çevresine de yayılır.

Örnek Cümleler

  1. Küçük bir söylentiyle başladı, üç güne kalmadan bütün kasabada alıp yürüdü.
  2. Yeni açtığı küçük dükkân alıp yürüdü, şimdi ikincisini açmaya hazırlanıyor.
  3. Aradaki tartışma alıp yürüyünce kimse durduramadı, iş mahkemeye kadar gitti.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hareketin kendi başına sürmesini katar. Bir şey alıp yürüdüğünde artık iten güce gerek kalmaz; kendi hızını kazanmıştır. Kalıp bu bağımsızlaşmayı bildirir; durdurmak da bu yüzden zorlaşır.

Söylenmez. Bir iş, bir ticaret ya da bir düşünce de alıp yürüyebilir; kalıp yayılmanın hızına bakar, yönüne değil. İyi ya da kötü olduğunu cümlenin gerisi belirler.

Kalıbın çekirdeği azlıktır: az zamanda çok yol alınmıştır. Kesin bir süre verilmez; ölçü, ilerlemenin geçen zamana göre beklenmedik ölçüde büyük olmasıdır; saat de olabilir ay da.