Atasözü

Alma Mazlumun Ahını Çıkar, Aheste Aheste Ne Demek?

Anlamı

kimseye eziyet edip ahını alma, sonra yaptığın kötülüklerin cezasını ömür boyu çekersin.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, güçsüz, haksızlığa uğrayan ya da zulüm gören kişilerin ahını almanın karşılıksız kalmayacağını anlatır. 'Aheste aheste' ifadesi burada cezanın hemen gelmeyebileceğini ama yavaş yavaş, zamana yayılarak mutlaka çıkacağını vurgular. Halk bilgeliği, mazlumun duasını ve bedduasını boş saymaz; özellikle haksızlık yapanın sonunda bunun bedelini ödeyeceğini düşünür. Atasözü bu yönüyle hem ahlaki hem de manevi bir uyarıdır. Kötülük yapan kişi çoğu zaman ilk anda rahat görünse de, zaman içinde yaptığı zulmün sonucu önüne çıkar. Burada kader, vicdan, toplumsal karşılık ve ilahi adalet iç içe düşünülür. Söz, özellikle güçlü konumdaki kişilere yönelmiş sert bir ikaz niteliğindedir. İnsan sırf elinde imkân var diye başkasını ezmemeli, sesini çıkaramayanı çaresiz bırakmamalıdır. Çünkü mazlumun sessizliği etkisizlik değil, birikmiş bir haklılık olabilir. Bu atasözü de, görünmeyen hesabın eninde sonunda görüleceğini kuvvetli biçimde hatırlatır.

Örnek Cümleler

  1. Yetimin hakkını yediler, yıllar sonra hepsi dağıldı; alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
  2. O kadar insanı ezdi, bugün kapısını çalan yok; alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.
  3. Kiracını kışın ortasında sokağa atma; alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Cezanın hemen gelmeyebileceğini anlatır. İkileme yavaşlığı pekiştirir; bir kez değil, sürekli ve ağır ağır işleyen bir karşılık kurulur. Söz bu gecikmeyi bir kurtuluş değil, bir erteleme sayar; uyarının ağırlığı da oradan gelir.

Öğüt biçiminde kurulur; birine eziyet etmek üzere olan ya da eden kişiye yöneltilir. Zulmedenin sonradan başına gelenler konuşulurken de söylenir; o zaman söz uyarı olmaktan çıkar, gerçekleşmiş bir hükmü anar.

Söz cezanın ömür boyu çekileceğini bildirir. Kısa bir pişmanlık değil, uzun süren bir karşılık anlatılır; bu yüzden uyarı sert ve kalıcıdır; sözün ikinci yarısı bunu söyler.