Anlamı
1) malı, parayı düşüncesizce harcayıp tüketmek:
'Babasından kalan servetin altından girip üstünden çıkmıştı.' -R. N. Güntekin. 2) ne yapıp edip istediğini yaptırmak; 3) halletmek; 4) karıştırmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bağlama göre birkaç farklı anlam taşır; en yaygın kullanımlarından biri, malı ve parayı düşüncesizce harcayıp tüketmektir. Kişi eline geçen imkânı ölçüsüzce kullanır, hesabını bilmez ve varlığını hızla eritir. Ancak deyim yalnız bununla sınırlı değildir; bazen bir işi ne yapıp edip halletmek, bazen bir kişiyi türlü yollarla ikna edip istediğini yaptırmak, bazen de bir şeyi karıştırıp altüst etmek anlamlarında da kullanılır. Ortak nokta, bir şeyin etrafında yoğun ve baskın bir hareket içinde olmaktır. Birinin altından girip üstünden çıkmak, onun üzerinde sürekli işlem yapmak, zorlamak, kurcalamak ve bırakmamaktır. Bu yüzden deyim hem para harcama hem de müdahale etme yoğunluğunu anlatan çok yönlü bir ifadedir. Halk dilinde bu çeşitlilik sık görülür; çünkü asıl duygu, sınır aşan bir uğraş ya da tüketim hâlidir. Ölçü kaçtığında, işin dengesi bozulduğunda ve kişi elindekine ya da karşısındakine fazla yüklendiğinde bu deyim tam yerine oturur.
Örnek Cümleler
- İşler sarpa sarınca mecburen altından girip üstünden çıktı.
- Müdür bu karardan sonra iyice altından girip üstünden çıktı.
- Bu gidişle yakında o da altından girip üstünden çıkıyor diye konuştular.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
En yaygın anlamı, malı ve parayı düşüncesizce harcayıp tüketmek; yanı eldeki imkânı ölçüsüzce eritmek anlamıdır.
Çünkü temelinde, bir şeye aşırı ölçüde müdahale etmek, yüklenmek ya da onu yoğun biçimde kullanmak düşüncesi vardır.
Evet, birini ikna etmek için sürekli uğraşmak ya da bir meseleyi didik didik etmek anlamında da kullanılabilir.