Anlamı
1) bir şey bulmak için aramadık yer bırakmamak; 2) söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek:
'İnsanın gözü bir şey görmedi mi dünyanın altını üstüne getirmeli.' -Z. Selimoğlu.
Detaylı Açıklama
Altını üstüne getirmek deyimi, bir şeyi bulmak için her yeri aramak ya da söz ve davranışlarla ortalığı karıştırmak anlamlarında kullanılan güçlü bir ifadedir. İlk anlamında kişi öyle yoğun bir arayış içindedir ki hiçbir yeri bırakmaz; sanki düzeni tamamen ters çevirir. İkinci mecaz anlamında işe çevreyi birbirine katmak, dengeleri bozmak, insanları karşı karşıya getirmek ya da düzeni altüst etmek söz konusudur. Deyim, hareketin ve etkisinin büyüklüğünü abartısız ama çok canlı biçimde anlatır. Günlük hayatta kaybolan bir şeyi bulmak için yapılan hummalı aramalarda, büyük kargaşalarda veya bir kişinin sözleriyle ortamı karıştırdığı durumlarda sık kullanılır. Bu söz, küçük bir müdahalenin değil, köklü ve sarsıcı bir hareketin ifadesidir. Düzeni ters çevirme imgesi sayesinde çok güçlüdür. Arayışın ya da karmaşanın sınır tanımaz boyutunu görünür kılan yerleşik bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Anahtarı bulmak için evi altını üstüne getirdi.
- Kayıp anahtarı bulmak için evi altını üstüne getirdik, bulamadık.
- Haberi duyunca ofisi altını üstüne getirdi, herkes ne olduğunu anlamaya çalıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir yandan bir şeyi aramak için her yeri karıştırmayı, öte yandan söz ve davranışlarla düzeni bozup ortalığı karmakarışık etmeyi anlatır.
Çünkü yerleşik düzenin tamamen tersine çevrilmesi imgesi, hem arayışın hem kargaşanın büyüklüğünü çok somut biçimde gösterir.
Kayıp bir eşya aranırken, büyük tartışmalar çıkarken, biri ortalığı karıştırdığında veya düzen ciddi biçimde bozulduğunda kullanılır.