Anlamı
kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.
Detaylı Açıklama
Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar atasözü, kocası iyi olmayan bir kadının kendi ne kadar zengin olursa olsun mutlu olamayacağını anlatır. Anne kızına her rahatlığı sağlar, çeyizini düzer, evini kurar; ama kızın bahtı bu hazırlıkla değil, kocasının nasıl bir insan olduğuyla belirlenir. Söz bu yüzden maddi imkânı ikinci sıraya koyar: taht kurulabilir, baht kurulamaz. Halk bilgeliği burada varlığın tek başına huzur getirmediğini, evlilikte eşin niteliğinin belirleyici olduğunu bildirir. Atasözü daha çok evlilik, eş seçimi ve gelin gitme konuşulurken söylenir; kimi zaman öğüt, kimi zaman da olup bitmiş bir evliliğin ardından yapılan değerlendirme olur. Annenin emeği burada küçümsenmez; yalnız o emeğin kızın yazgısını tek başına belirleyemeyeceği söylenir.
Örnek Cümleler
- Çeyizini altınla donattılar, ama huysuz bir adama gelin gitti ve bir gün yüzü gülmedi; ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
- Annesi ona konak aldı, dükkân açtı; kocası kötü çıkınca hiçbiri yetmedi, ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
- Kızını zengin etmekle iş bitti sanma, damadın nasıl biri olduğuna bak; ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Kocası iyi olmayan kadının, kendi varlığı ne olursa olsun mutlu olamayacağını bildirir. Varlık ile mutluluk ayrı şeylerdir: biri önceden hazırlanabilir, öteki ancak evlilikte bulunur. Söz bu ayrımı anne ile kız üzerinden kurar.
Taht dışarıdan kurulabilen rahatlığı, baht ise kişinin payına düşen mutluluğu anlatır. Anne birincisini hazırlayabilir, ikincisi ise kurulan yuvada belli olur; iki sözcük ses bakımından da yakın olduğu için karşıtlık böyle kurulmuştur.
Küçümsemez. Sözde annenin hazırlığı gerçek bir emek olarak anılır; yalnız o emeğin tek başına yetmediği söylenir. Kızın mutluluğu evlendiği adama bağlanır; kocası iyi değilse annenin kurduğu taht onu mutlu etmeye yetmez.