Anlamı
karışık bir durumda gereken ilgiyi görmemek.
Detaylı Açıklama
Arada kaynamak deyimi, karışık bir durumda gereken ilgiyi görmemek anlamında kullanılır. Ortalık kalabalıksa, gündem doluysa ya da dikkat başka yere çevrilmişse bazı kişiler, sözler ve işler fark edilmeden geri planda kalır. Kalıbın öznesi ilgi göremeyen taraftır: bir dilekçe, bir alacak, bir öneri ya da bir kişi arada kaynar. Deyim çoğunlukla şikâyet cümlelerinde duyulur; söyleyen kişi hakkının gözden kaçtığını düşünür. Kalabalık toplantılarda, büyük kurumlarda, miras paylaşımında ve yoğun gündemlerde geçer. Bilerek dışlamayı bildirmesi şart değildir; asıl anlatılan, karışıklık yüzünden dikkatin oraya ulaşmamasıdır. Yine de bazı cümlelerde bunun kasıtlı yapıldığı sezdirilir. Halk dili gözden kaçmayı kaynayıp gitme imgesiyle anlatmış, kalıp bu yüzden kalıcı olmuştur.
Örnek Cümleler
- Kalabalık toplantıda benim önerim de arada kaynadı, kimse dönüp yüzüme bakmadı.
- Onca dosyanın arasında bizim başvuru arada kaynamış, dilekçeyi yeniden vermek gerekti.
- Büyük paylar konuşulurken küçük alacaklıların hakkı da arada kaynayıp gitti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İlgi göremeyen taraftır. Fiil nesne almaz; kimin gözden kaçırdığı cümlede söylenmez, yalnız neyin ya da kimin geri planda kaldığı anlatılır. Kalıp bu yüzden bir şikâyeti doğrudan suçlamaya çevirmeden dile getirir.
Taşıması şart değildir. Kalıp niyeti cümleye sokmaz; yalnız sonucu adlandırır. Kasıt varsa bunu söz değil, anlatılan olay gösterir. Şikâyet bu yüzden ölçülü kalır; yumuşaklığı da oradan gelir, suçlama açıkça yapılmaz.
Dikkatin bölündüğü her ortamda. Olup bittikten sonra bir şikâyet olarak söylenebildiği gibi, önceden bir uyarı olarak da kurulabilir: dilekçen arada kaynamasın, sen de bir takip et. Uyarı biçimi, gözden kaçma ihtimaline karşı önlem aldırır.