Anlamı
yararsız bir işe harcamak.
Detaylı Açıklama
Araya vermek deyimi, yararsız bir işe harcamak anlamında kullanılır. Kişi elindeki parayı, zamanı ya da emeği asıl işine değil, sonuç getirmeyecek bir yere yatırır. Kalıbın öznesi harcayan kişidir ve sözde bir eleştiri vardır: harcanan şey boşa gitmiştir. Ölçü, yapılan işin karşılığının alınamamasıdır; küçük ya da büyük olması sonucu değiştirmez. Kalıp para konuşulurken, iş kurulurken ve zamanın nasıl geçirildiği anlatılırken duyulur. Yararsız işin ne olduğu cümlede söylenebilir: tutmayan bir ticaret, bitmeyen bir dava, sonuç vermeyecek bir uğraş gibi. Harcayanın o işi baştan yararsız bilip bilmediği kalıpta belirtilmez; kişi umutla girişmiş de olabilir. Deyimdeki vermek fiili burada bir bağışı değil, elden çıkarmayı bildirir.
Örnek Cümleler
- Bütün birikimini araya verdi; girdiği iş tutmadı, iki yıl sonra elinde hiçbir şey kalmadı.
- Gençliğini bu davada araya verme, önce kendi işini yoluna koy derim sana.
- Aylarca uğraştı, emeğini araya verdiğini sonunda kendisi de kabul etti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Para, zaman ya da emek. Kalıp geçişlidir ve harcanan şeyi nesne yapar: parasını araya verdi denir. Araya biçimi belirli bir hedef göstermez; harcananın nereye gittiği söylenmez, belirsizlik kalıbın içindedir.
Vardır. Harcanan şeyin karşılığı alınamamıştır ve söz bunu açıkça söyler. Olumsuz buyrukla kurulduğunda ise bir uyarıya dönüşür: gençliğini araya verme denir. Aynı kalıp böylece hem olup bitmiş bir kaybı hem de önlenmek istenen bir kaybı anlatabilir.
Araya gitmekte harcanan şey öznedir; ya boşuna tükenir ya da bir kargaşada kaybolur, harcayan kişi cümlede görünmez. Araya vermekte ise harcayan bir kişi vardır; parasını, emeğini ya da zamanını yararsız bir işe o yatırmıştır. Sorumluluk bu yüzden ikinci kalıpta kişiye düşer.