Anlamı
bir şeyi elde etmek için aşırı istekli olan kimseye, bu uğurda katlanacağı fedakârlıklar güç gelmez.
Detaylı Açıklama
Âşığa Bağdat uzak değil atasözü, bir şeyi elde etmek için aşırı istekli olan kimseye, bu uğurda katlanacağı fedakârlıkların güç gelmeyeceğini anlatır. Söz 'âşığa Bağdat ırak değil' ve 'âşığa Bağdat gelmez' biçimlerinde de söylenir. Bağdat uzaklığıyla anılan bir yerdir; çok isteyen kimse için o uzaklık bile ağır gelmez. Burada zorluk yok sayılmaz, göze alınır ve taşınır; kişi yolu yürür ama yorulduğunu söylemez. Atasözü bu yüzden fedakârlığın isteğe göre hafiflediğini bildirir. Yol parası, ayrılık, uykusuzluk ya da uzun bir bekleyiş, istenen şeyin yanında küçük kalır. Dervişe Bağdat'ta pilav var demişler atasözü de aynı isteği anlatır: yalan değilse ırak değil. Kalıp olumsuz kurulur; uzak değil, ırak değil, gelmez biçiminde söylenir.
Örnek Cümleler
- Her hafta iki yüz kilometre yol gidiyor, âşığa Bağdat uzak değil.
- Gece vardiyasından çıkıp sabah dersine yetişiyor; âşığa Bağdat uzak değil.
- O iş için yıllarca dişini sıktı, âşığa Bağdat uzak değil işte.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Sayılmaz. Kişi zorluğu görür ve göze alır; yolu yürür, bedelini öder. Atasözünün söylediği şey, bu bedelin ona ağır gelmemesidir. Fedakârlık ortadan kalkmaz, istek karşısında hafifler. Bu yüzden söz katlanmayı değil, katlanmanın kolay gelmesini anlatır.
Vardır: ırak değil ve gelmez biçimleri de aynı anlamda kullanılır. Her üç biçim de olumsuz kurulmuştur; uzaklık hep bir yadsımayla bildirilir. Söyleyiş değişir, yapı aynı kalır; uzak ile ırak birbirinin yerine geçer.
Anlatılmaz. Atasözü kişinin istediğine ulaşıp ulaşmadığını söylemez; yalnız yolda katlandıklarının ona ağır gelmediğini bildirir. Kişi yorulabilir, bedel ödeyebilir; ama bunlar onu geri döndürmez. Sonuç cümlenin gerisinden anlaşılır.