Anlamı
gerçekliği, doğruluğu bulunmamak:
'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -S. F. Abasıyanık.
Detaylı Açıklama
Aslı faslı olmamak, anlatılan bir şeyin gerçek dayanağının bulunmaması, yani söylentinin, iddianın ya da anlatının uydurma veya boş çıkması anlamına gelir. Bu ifade, özellikle dedikodular, abartılı haberler ve kuşkulu iddialar için kullanılır. Bir konuda ortada söz çok olabilir ama kanıt, temel ve gerçeklik yoksa “aslı faslı yok” denir. Deyim, bilgi kirliliğine karşı temkinli duruşu da anlatır. İnsanlar duydukları her şeye hemen inanmamalı, sözün arkasında gerçek olup olmadığını sorgulamalıdır. Günlük dilde oldukça yerleşik olan bu kullanım, bir söylentiyi hızla boşa çıkarmak için de kullanılır. İçinde açıklama kadar uyarı da vardır. Çünkü aslı faslı olmayan şeyler, ortalıkta gereksiz telaş ya da yanlış kanaat oluşturabilir. Bu yüzden deyim, yalnız olumsuzlama değil, aynı zamanda “kanıtsız söze itibar etme” çağrısıdır. Türkçede söylenti ile gerçek arasındaki farkı keskin biçimde işaret eden en güçlü kalıplardan biridir.
Örnek Cümleler
- Ortaya atılan haberin aslı faslı olmadığı kısa sürede anlaşıldı.
- Bütün mahalle onun aslı faslı olmadı konuşuyor.
- Ablası aslı faslı olmadı diye haber gönderdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir iddianın, söylentinin ya da anlatının gerçek temele dayanmadığını ve güvenilir olmadığını reddeder. Bu ifade, özellikle dedikodular, abartılı haberler ve kuşkulu iddialar için kullanılır.
Dedikodu, magazin, söylenti, kurum içi haberler ve doğrulanmamış günlük anlatılar için sık kullanılır. Günlük dilde oldukça yerleşik olan bu kullanım, bir söylentiyi hızla boşa çıkarmak için de kullanılır.
Çünkü kişiyi hemen inanmaktan alıkoyar ve söylenen şeyin dayanağını araştırmaya yönlendirir. İçinde açıklama kadar uyarı da vardır.