Anlamı
gerçekliği, doğruluğu bulunmamak:
'Birtakım aslı faslı olmayan ağrılar yaratan sıtma mikrobu gibi sinsi bir yorgunluk vardı.' -S. F. Abasıyanık.
Detaylı Açıklama
Aslı faslı olmamak deyimi, gerçekliği, doğruluğu bulunmamak anlamında kullanılır. Kalıptaki fasıl, bölüm ve kısım anlamına gelen bir sözcüktür; asılla birlikte anılarak ikili bir kalıp kurar. Bu ikilinin niçin seçildiği kesin olarak bilinmez, ama söylenen şey açıktır: anlatılanın hiçbir yanı tutmamaktadır. Doğruluğu bulunmayan şey kalıbın öznesidir: bir söz, bir haber, bir kuruntu, hatta gerçekliği bulunmayan bir ağrı bile olabilir. Kalıp kişiyi değil, söyleneni niteler; söylenenin nereden çıktığını, kimin ortaya attığını da bildirmez. Aslı astarı olmamak ile aynı anlamı verir; ikisi arasında derece farkı aranmaz, yalnız ikinci sözcük değişir. Kalıp olumsuz biçimiyle yerleşmiştir. Kalıp bir söylentiyi yalanlarken de, yersiz bir korkuyu yatıştırırken de kurulabilir; iki durumda da söylenenin hiçbir dayanağı olmadığı anlatılır.
Örnek Cümleler
- Ortaya atılan o haberin aslı faslı olmadığı çok kısa sürede anlaşıldı.
- Aslı faslı olmayan bir korkuyla günlerce uyuyamadı, sonunda doktora bile gitti.
- Bu söylentinin aslı faslı olmadığını söyleyip konuyu orada kapattı ihtiyar muhtar.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İkili bir kalıp kurmak için. Dayanaksızlık iki sözcükle pekiştirilmiş olur; tek başına asıl demek aynı etkiyi vermez. İkilinin niçin bu sözcükle kurulduğu ise bilinmez; kalıp olumsuz biçimiyle yerleşmiştir.
Aynı anlamı verir; ikisinin karşılığı da tek ve aynıdır. İlk sözcük ikisinde de ortaktır, değişen ikincisidir. İki kalıp aynı yerde durur ve birbirinin yerine kurulabilir; seçim söyleyene kalır.
Kurulamaz. Kalıp olumsuz biçimiyle yerleşmiştir; aslı faslı olmak diye bir karşılığı yoktur. Doğruluğun sonradan anlaşılıp anlaşılmayacağı da kalıpta söylenmez; söz yalnız o andaki durumu, dayanağın bulunmadığını anlatır.