Anlamı
her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
Detaylı Açıklama
At binenin, kılıç kuşananın atasözü, her şeyin onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışacağını anlatır. Kalıp iki nesneyi iki beceriyle eşler: at binmeyi bilene, kılıç kuşanmayı bilene. Yakışmak burada mülkiyetle değil, ustalıkla ölçülür; bir şey, onu gereği gibi kullanabilene yakışır. Atasözü ölçüyü bu yüzden beceriye koyar. Kimin malı olduğu ayrı, kime yakıştığı ayrı bir şeydir. At ve kılıç, eski hayatta ustalık isteyen iki araçtır; ikisi de yıllarca alışmayı gerektirir. Söz bu tanıdık örneklerle beceriyi somutlaştırır. Bugün aynı ölçü bir tezgâh, bir kamera ya da bir defter için de kurulabilir. İki yarı da birer ad cümlesidir; yüklemdeki ek fiil düşmüştür. Kullanmayı bilmeyenin elinde nesnenin ne olacağı ise sözün konusu dışındadır.
Örnek Cümleler
- Tezgâhı üç kişi denedi, ancak onun elinde düzgün çalıştı; at binenin, kılıç kuşananın.
- Kamerayı ona verin, en iyi o kullanıyor; at binenin, kılıç kuşananın.
- At binenin, kılıç kuşananın; alet, onu kullanmayı bilenin elinde yakışır.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Yüklem görevini yapar. Söz at binenindir, kılıç kuşananındır demektir; ilgi ekli sıfat-fiilin sonundaki ek fiil düşmüştür. Özne at ile kılıçtır; yargı onların kime yakıştığını söyler. Eksik bırakılmış bir tamlama yoktur.
Aynı kuruluşun yinelenmesiyle. Her yarıda önce özne olan bir nesne, sonra yüklem görevinde ilgi ekli bir sıfat-fiil gelir. Sonlardaki ekler sesçe de birbirine yakın düşer; bu yakınlık iki yarıyı bir arada tutar. Bağlaç kullanılmaz, yan yana konmaları yeter.
Binen, -en ekli sıfat-fiildir; bitmiş bir işi değil, o işi yapan kişiyi anlatır. Kılıç kuşanan da öyledir. Söz bir kez ata binmiş olanı değil, binmeyi bileni ölçü alır; atı gereği gibi kullanmak da budur.