Anlamı
bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenin; bir şeyden yararlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır.
Detaylı Açıklama
Atasözü hakkı işi bilene verir: bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenindir; bir şeyden yararlanma da onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır. Avı, avlanmayı bilen alır; kemeri, bağlamasını bilen kuşanır. İki yarı da aynı ölçüyü taşır, bilgi ve beceri sahipliği belirler. Söz bu yüzden yalnız emeği değil, usulü bilmeyi öne çıkarır; isteyen çoktur, ama yolunu bilen azdır. Bir şeyin kime kalacağı tartışılırken, hak sahibini göstermek için kurulur. Elde edenin ne kadar uğraştığı kalıpta söylenmez; anlatılan, işi becerenin öne geçtiğidir. Beceremeyenin payı da ayrıca anılmaz. İki yarı da aynı kuruluşla biter: iş önce anılır, sonra onu yapan kişiye bağlanır. Kalıbın kısalığı, hakkın tartışmasız teslim edildiği izlenimini verir.
Örnek Cümleler
- Tarlayı o ekti, o suladı, o biçti; av avlayanın, kemer bağlayanın.
- Av avlayanın kemer bağlayanın; makineyi kullanmayı bilen üretimi de kendi yapar.
- Fırsatı önce görüp hemen değerlendiren kazandı; av avlayanın, kemer bağlayanın.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İşi bilmeye göre belirlenir. Bir şeyi elde etmenin yolunu bilen onu alır; ondan yararlanma hakkı da kullanmasını becerene geçer. Ölçü istek değil, beceridir; işin yolunu bilmeyen yanında dursa bile pay alamaz.
Bir işin usulünü bilmeyi karşılar. Kemeri kuşanmak da bağlamasını bilmeyi gerektirir; söz bu küçük örnekle, her işin kendine göre bir yolu olduğunu ve onu bilenin öne geçtiğini anlatır.
Kişi adıyla değil, yaptığı işle anılır. Avlayan, bağlayan denir; sıfat-fiil onu eylemiyle tanımlar. Hak böylece bir kimliğe değil, bir beceriye dayandırılmış olur. Seyretmekle yetinenin payı ise anılmaz. Aynı ölçü iki yarıda da geçerlidir.