Anlamı
tutuşturmak.
Detaylı Açıklama
Ateş vermek, bir şeyi tutuşturmaktır: sobaya, ocağa, mangala, anıza ateş verilir ve yanma başlar. Kalıpta iki taraf vardır, ateşi veren kişi ile onu alan nesne; karşı kuruluşu olan ateş almak ise aynı olayı yanan şeyin tarafından anlatır. Yanma kendiliğinden başlamaz, dışarıdan bir dokunuş gerekir ve deyim tam olarak bu ilk dokunuşu adlandırır. Bu yüzden tutuşturmanın sonucu değil, başlatılması vurgulanır; ateş verildikten sonrası artık ocağın ya da yangının kendi işidir. Vermek fiili burada bir aktarma anlatır, ateş bir yerden alınıp başka bir şeye geçirilir. Kalıp hem ısınmak ve pişirmek gibi işler için hem de bir şeyi yakıp yok etmek için kurulabilir; ikisini birbirinden ayıran, cümledeki nesnedir.
Örnek Cümleler
- Dede sabah erkenden sobaya ateş verdi, oda yarım saatte ısındı.
- Çiftçiler hasattan sonra anıza ateş verince duman köye kadar geldi.
- Mangala ateş vermeden önce kömürü piramit gibi yığmak gerektiğini öğretti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yönelme ekinin yeri ayırır. Ateş vermek denince tutuşturulan şey bu eki alır: sobaya ateş verilir. Ateşe vermek denince ise ek ateşin üstündedir ve nesne ateşin içine sokulur. İki kalıp tek bir ekle ayrılır; bir yeri yakmaya girişmek anlamında ise birbirine yaklaşır.
Almaz; kalıpta yalın durur. Ateşi vermek ya da ateşler vermek denmez. Sayılamayan bir ad gibi davrandığı için çoğullanmaz da. Ek almayışı onu bağımsız bir nesne olmaktan çıkarıp fiilin bir parçası hâline getirir.
Yakmak işin tamamını, ateş vermek ise başlangıcını anlatır. Bir evi yakmak sonucu bildirir; eve ateş vermek, yangını başlatan hareketi gösterir. Bu yüzden ikinci kalıp çoğunlukla olayın ilk anını anlatan cümlelerde geçer.