Anlamı
sönmek üzere olan ateşi canlandırmak.
Detaylı Açıklama
Ateşi uyandırmak, sönmek üzere olan ateşi canlandırmaktır. Ortada tamamen sönmüş bir ocak yoktur; küllerin altında hâlâ köz vardır ve bu köz üflenerek, karıştırılarak ya da üzerine çıra, talaş, ince odun konarak yeniden alevlendirilir. Uyandırmak fiili tam da bunu anlatır: uyuyan bir şey uyandırılır. Kalıbın nesnesi ateştir, öznesi de ocağın başındaki kişidir. Sobada, mangalda, tandırda, açık ocakta geçen bir iştir; gece küllenen ocak sabah böyle canlandırılabilir, o sırada ev henüz ısınmamıştır, yemek de bu közün üstünde pişecektir. Sıfırdan ateş yakmaktan ayrılır; orada yakıt ve tutuşturucu gerekir, burada elde hazır bir köz bulunur. Bu yüzden iş de kısadır; köz canlıysa birkaç üflemede alev geri gelir, köz zayıfsa biraz daha uğraşmak gerekir.
Örnek Cümleler
- Sabah kalkar kalkmaz küllerin altındaki közü karıştırıp yavaşça ateşi uyandırdı.
- Çadırda üşüyen çocuklar için ateşi uyandırmak neredeyse yarım saatini aldı.
- Uzun uzun üfledi, üstüne çıra ekleyince sonunda ateşi uyandırmayı başardı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Uyuyan bir canlı gibi anar. Sönmek üzere olan köz ölü değil, uykuda sayılır; bu yüzden yakmak değil uyandırmak denir. Fiil ettirgendir, uyanma kendiliğinden olmaz. Kişileştirme ocağı evin bir üyesi gibi gösterir.
Kül sönmüş, soğumuş artıktır; köz ise hâlâ kızgın duran parçadır. Kalıp ancak küllerin altında köz kaldıysa kurulur, çünkü uyandırılacak bir ateş gerekir. Yalnız kül kalmışsa ocak baştan yakılır.
Belirlidir. Ateşi uyandırmak denir, ateş uyandırmak denmez; belirtme eki onun bilinen, o ocağa ait köz olduğunu gösterir. Ek düşseydi kalıp herhangi bir ateşi anlatır, ocağın kendi közüne bağlanmazdı.