Anlamı
1) ateşli silahlarla aralıksız mermi atmak; 2) mec. çevresindekilere ağır sözler söylemek.
Detaylı Açıklama
Ateş yağdırmak iki yerde kullanılır. Birincisi silah dilidir: bir hedefin üzerine aralıksız mermi atmak. Bu anlamda özne bir birlik ya da mevzidir; atış yapılan yer ise yönelme ekiyle anılır: vadiye ateş yağdırmak. İkincisi mecazdır ve çevresindekilere ağır sözler söylemeyi anlatır; burada özne konuşan kişidir. İki kullanımı birbirine bağlayan şey yağmur resmidir; yağan şey tek tek değil, arka arkaya ve yukarıdan gelir. Mecaz anlamda sözler de böyle iner: konuşan tek bir muhatabı değil, etrafındakileri hedef alır ve ağır sözleri peş peşe sıralar. Karşı tarafın araya girmesine fırsat kalmaz, çünkü kalıbın anlattığı tek bir çıkış değil, sürekliliktir. Silah anlamında da ölçü aynıdır, atışın kesilmeden sürmesi vurgulanır.
Örnek Cümleler
- Tepedeki mevziden vadiye saatlerce ateş yağdırdılar, kimse siperden başını çıkaramadı.
- Genel kurulda kürsüye çıkan başkan salonda oturan herkese ateş yağdırdı.
- Maçtan sonra hakemlere ve federasyona ateş yağdıran teknik direktör ceza aldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Ettirgen çatıdadır; yağmak fiilinden yapılmıştır. Yağmur kendiliğinden yağar, burada ise yağdıran bir taraf vardır. Ek bu yüzden olayın arkasına bir iradeyi koyar. Doğadan alınan resim, insan eliyle yapılan bir işe çevrilmiş olur.
Tek bir kişiye değil, konuşanın çevresindekilere. Kalıbın mecaz anlamı bu yönüyle ikili bir atışmadan ayrılır; ağır sözler etraftaki birden çok kişiye, bazen bütün bir topluluğa dağıtılır. Hangi sözün kime düştüğü de çoğu zaman ayırt edilmez.
Yağmur aralıksız ve yukarıdan gelir. Fiil bu iki özelliği kalıba taşır: gelen şey peş peşedir, kesilmez ve karşı tarafa korunma fırsatı bırakmaz. Tek bir sert söz ya da tek el ateş bu kalıpla anlatılmaz.