Deyim

Ateşe Vurmak Ne Demek?

Anlamı

bir yemeği pişmek üzere ocağa koymak:
'Taş ocağın üstünde, ateşe vurduğu güveçten, kaynayan etin kokusu geliyordu.' -N. Cumalı.

Detaylı Açıklama

Ateşe vurmak, bir yemeği pişmek üzere ocağa koymaktır. Vurmak fiili burada koymak, yerleştirmek anlamındadır; tencere, güveç ya da tava ocağa konur ve pişme başlar. Kalıbın nesnesi yemek ya da yemeğin bulunduğu kaptır: çorba da, güveç de ateşe vurulur. Sahnesi ev mutfağı ve ocak başıdır; hazırlığı biten yemeğin artık pişmeye bırakıldığı an bu sözle bildirilir. Deyim pişirmenin tamamını değil, başlangıcını adlandırır, bundan sonrası bekleme ve göz kulak olma işidir. Karşıtı, pişen yemeği ocaktan indirmektir; biri pişmeyi başlatır, öteki bitirir. Ocak başında geçen günlük hayatın diline aittir; tarif anlatan ya da mutfaktaki işi bildiren cümlelerde geçer. Kuru fasulyeyi akşamdan ıslatıp sabah erkenden ateşe vuran biri, uzun pişme süresini baştan hesaba katmış olur.

Örnek Cümleler

  1. Güveci ateşe vurduktan sonra bütün mutfağı nefis bir et kokusu kapladı.
  2. Çorbayı daha sabahtan ateşe vurdu, öğle olmadan sofra kurulmuş olacaktı.
  3. Akşam misafiri geleceği için kuzu etini daha öğleden ateşe vurmuştu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Pişirilecek yemek ya da yemeğin içinde bulunduğu kap olur: çorba, et ateşe vurulur; tencere, güveç de ateşe vurulur. Nesne pişecek bir yemekle ilgilidir; ısıtılan ya da yakılan başka şeyler için başka söyleyişler kullanılır.

Başlangıcını bildirir. Hazırlığı biten yemeğin ocağa konduğu, pişmenin başladığı an bu sözle anlatılır. Yemeğin kaç dakika pişeceği, kısık ya da harlı ateşte duracağı kalıbın dışında kalır; ocaktan alınma anı da başka bir söyleyişle bildirilir.

Ocak başı ve mutfak sahnelerinde geçer. Tarif anlatan, akşam yemeğini hazırlayan ya da gelecek misafiri bekleyen kişinin cümlelerinde duyulur; güveç, tencere ve tava gibi kaplarla birlikte kullanılır.