Anlamı
hastanın ateşi geçmek veya azalmak.
Detaylı Açıklama
Ateşi düşmek, hastanın yükselmiş ateşinin geçmesi ya da azalmasıdır. Kalıp iki durumu birden karşılar: ısı tamamen normale dönebilir ya da yalnız bir miktar inerek hastayı rahatlatabilir. Düşen şey bedenin ısısıdır. Düşmek fiili inişi karşılar ve ısının kendiliğinden mi yoksa bir ilaçla mı indiği konusunda ayrım yapmaz; hangi yolla düştüğü cümlede ayrıca söylenir. İlaçtan, dinlenmeden ya da hastalığın seyrinden sonra gelen bu değişiklik ev dilinde iyi bir haber olarak söylenebilir; hastanın başında bekleyenler bir nefes alır. Kalıp hastanın iyileştiğini bildirmez, yalnız ateşin indiğini söyler; hastalığın sürüp sürmediği başka belirtilerden anlaşılır. Ölçü yine ev dilindedir; alın yoklanır, derece tutulur, iki ölçüm arasındaki fark konuşulur. Karşıtı ateşi çıkmaktır.
Örnek Cümleler
- Antibiyotiğin üçüncü gününde ateşi düştü, bir daha da hiç yükselmedi.
- Gece boyunca ıslak bez tuttular, sabaha karşı ateşi biraz düştü.
- Serum takıldıktan sonra çocuğun ateşi düşünce annesi rahat bir nefes aldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Gelmez. Kalıp yalnız ateşin geçtiğini ya da azaldığını bildirir; hastalığın sürüp sürmediği bundan anlaşılmaz. Öksürük, halsizlik gibi başka belirtiler devam ediyor olabilir, ateşin inmesi yalnız o belirtinin hafiflediğini gösterir.
Çatı farkıdır. Ateşi düşmek geçişsizdir; cümlede ateşi düşüren biri anılmaz, ama bu, ateşin ilaçsız indiği anlamına gelmez. Ateşini düşürmek ise ettirgendir ve işi yapan tarafı özne yapar: doktor, anne, ilaç. Birincisinde özne ateştir, ikincisinde onu düşüren.
Hastaya bakan kişinin ağzından da çıkabilir: anne, refakatçi, hemşire. Ateşi izleyen ve düşmesini bekleyen taraf onlar olduğu için haberi de onlar verir; hasta kendi durumu için de söyleyebilir.