Anlamı
1) hasta çok ateşli bir durumda olmak; 2) mec. bir şeye fazlasıyla tutulmak.
Detaylı Açıklama
Ateşler içinde yanmak iki durumu karşılar. Birincisi hastalıktır: kişinin ateşi çok yükselmiştir, beden yanar gibi sıcaktır. İkincisi mecazdır ve bir şeye fazlasıyla tutulmayı anlatır; kişi bir kimseye, bir işe ya da bir düşünceye öyle bağlanmıştır ki başka şey düşünemez. Hastalık anlamında yanan şey bedenin ısısıdır, tutkunluk anlamında ise kişinin içindeki yoğunluk aynı sözle adlandırılır. İki anlamı birbirine bağlayan şey, içten gelen ve dışarıdan bakılınca da fark edilen bir yanmadır. Çoğul kuruluş ölçüyü büyütür; tek bir ateş değil, ateşler içinde olmak anlatılır. Kırk derece ateşle yatan bir çocuğun hâli de, aklı fikri sevdiği kişide olan bir gencin hâli de bu sözle anlatılır.
Örnek Cümleler
- Çocuk gece boyunca ateşler içinde yandı, sabaha kadar başında beklediler.
- O kızı gördüğü günden beri ateşler içinde yanıyor, kimseyi dinlemiyor.
- Tiyatroya öyle tutuldu ki ateşler içinde yanıyor, başka hiçbir şey konuşmuyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birincisi hastanın çok ateşli olması, ikincisi bir şeye fazlasıyla tutulmasıdır. İlki bedenin ısısıyla, ikincisi kişinin bağlılığıyla ilgilidir; ikisi de aynı sözcüklerle kurulur ve hangisinin kastedildiği cümledeki sahneden anlaşılır.
Tutulma insana da olur, uğraşa da. Sevdalanan genç, kurduğu işten başka şey konuşmayan usta, bir davaya kendini kaptıran kimse aynı sözle anlatılır; ortak yan, kişinin aklını tek bir şeye vermiş olmasıdır.
Çokluk eki ölçüyü yükseltir. Kişiyi saran şey tek bir yerde değil, her yanındadır; hafif bir hararet ya da geçip giden bir ilgi için bu kalıp kurulmaz, ortada kişiyi kuşatan bir hâl bulunur.