Anlamı
tehlikeli işlere atılmaktan çekinmemek:
'Gençliğinde gerçekten delifişek, gözünü daldan budaktan sakınmaz bir askermiş.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
Gözünü daldan budaktan esirgememek deyimi, insanın tehlikeli, sert ve zorlu işlere atılmaktan çekinmemesini anlatır. Buradaki dal ve budak, yolun önündeki gerçek engelleri, yaralanma ihtimalini ve riskli şartları simgeler. Gözünü bunlardan esirgememek demek, kendini sakınmadan, gözü kara biçimde hareket etmek demektir. Bu yüzden söz, özellikle cesaret, delifişeklik ve pervasızlık arasında dolaşan bir tavrı anlatır. Kimi zaman övgüyle, kimi zaman da “fazla atılgan” anlamında eleştiriyle söylenebilir. Askerlik, kavga, macera, zorlu işçilik ya da riskli karar anlarında doğal durur. İnsan geri çekilmez; engeli de yarayı da göze alır. Kısacası bu deyim, tehlike ve zorluğa rağmen kendini sakınmadan atılmayı, cesaret ile pervasızlık arasındaki ince çizgide davranmayı anlatır.
Örnek Cümleler
- Gençliğinde gözünü daldan budaktan esirgemeden dağ bayır gezerdi hep yalnız.
- Bu işi alan ekip gözünü daldan budaktan esirgememiş, gece gündüz çalışmıştı.
- O, gözünü daldan budaktan esirgemeden yangının içine koştu doğrudan orada.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü sakınmamak bazen gerekli cesaret, bazen de ölçüsüz atılganlık anlamına gelir. Deyim, riskin farkında olup yine de geri çekilmeyen kişiyi anlatırken bu iki tonu birlikte taşıyabilir.
Göze almak daha genel bir risk kabulüdür. Gözünü daldan budaktan esirgememek ise işin içindeki fiziksel tehlike, sertlik ve atılma hareketini daha somut, daha canlı ve daha gözü kara biçimde verir.
Başkası için zor işe giren, fedakârlık yapan ya da tehlike karşısında geri adım atmayan kişiler için söylendiğinde daha övgü dolu duyulur. Bencil risklerde ise kolayca eleştiriye dönebilir.