Anlamı
öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar.
Detaylı Açıklama
Atasözü aynı yerde iki ayrı sonucu gösterir: öyle kadınlar vardır ki bir aileye düzen verir, mutluluk getirir; öyle kadınlar da vardır ki ailenin düzenini, mutluluğunu bozarlar. Ev yapmak burada bina kurmak değildir; huzuru, işleyen bir düzeni, birlikte yaşanabilir bir hayatı kurmaktır. Ev yıkmak da duvarla değil, ilişkinin dağılmasıyla ilgilidir. Söz evin iklimini belirleyen kişiyi kadın olarak anar; evin düzenini tek başına kadına bağlaması bugün pek çok kişiye haksız gelebilir. Düzeni kuran da bozan da evin içindedir; söz dışarıdan gelen bir felaketi değil, evdeki kişinin tutumunu anar. İki yarı aynı kuruluşu taşır; yalnız son fiil değişir ve bütün fark o tek sözcükte toplanır. Evin ayakta kalması kadar dağılması da tek bir kişiye bağlanmış olur.
Örnek Cümleler
- Babası ikinci kez evlenince evde huzur kalmadı, kardeşler birbirine düştü; avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.
- İki gelinden biri evde dirlik kurdu, öteki her gün kavga çıkarıp aileyi dağıttı; avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.
- Komşumuzun hanımı dağılmak üzere olan aileyi sabırla toparladı, çocuklar yeniden okula döndü; avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Son fiilde toplanır. İki yarı sözcüğü sözcüğüne aynıdır, yalnız yapar ile yıkar değişir. İki fiil sesçe de birbirine yakındır; bu yakınlık karşıtlığı daha sert duyurur. Başka hiçbir öge değişmediği için dikkat doğrudan oraya düşer.
Duvarların yıkılmasını değil, düzenin ve huzurun dağılmasını anlatır. Süren kavga, güvensizlik, savsaklanan iş; ev ayakta dursa bile içindeki hayat bozulmuş olur; söz bu çöküşü yıkılma sözcüğüyle adlandırır.
İki yarıda da nesne görevindedir ve belirtme eki almaz. Aynı nesne önce yapılır, sonra yıkılır; değişen taraf nesne değil, onu eline alan kişidir. Belirtisiz kalması da sözün her eve uymasını sağlar.