Anlamı
1) dilenmek:
'Oturup kör gibi, namerde el açmak iyi mi?' -M. A. Ersoy. 2) başkasının yardımını isteyecek durumda olmak; 3) kâğıt açmak.
Detaylı Açıklama
El açmak deyimi, başkasından yardım istemek, muhtaç duruma düşmek ya da dilenmek anlamlarında kullanılır. Deyimin temelinde, insanın kendi imkânıyla yetinemeyip dışarıdan destek beklemek zorunda kalması vardır. Bu yüzden çoğu zaman onur kırıcı, zorlayıcı veya mecburiyet içeren bir ton taşır. Yalnız sokakta dilenmek için değil, borç istemek, destek beklemek ya da çaresizlikle birine yönelmek anlamında da kullanılır. Kâğıt oyunlarındaki teknik anlamı ayrı olsa da günlük dilde esas çağrışımı ihtiyaç ve çaresizliktir. Deyimin etkisi, sadece yardım istemeyi değil, insanın içten içe zorlandığı mahcup anı da hissettirmesinden gelir. Bu nedenle söz çoğu zaman ekonomik sıkıntı, işsizlik, hastalık ya da sahipsizlik gibi ağır durumlarla birlikte anılır. Kısacası el açmak, insanın kendi ayakları üzerinde duramadığı anı görünür kılan güçlü ve hüzünlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Bunca yıl çalıştıktan sonra kimseye el açmadı, uzun süre direndi.
- Borçlar büyüyünce en sonunda kardeşine el açtı bu kış.
- Babası, alın teri varken yabancıya el açılmaz derdi her zaman.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, en sert anlamı dilenmek olsa da daha geniş bir kullanım alanı vardır. Yardım istemek, borç talep etmek ya da çaresizlikle birine yönelmek de buna dahildir ve sık görülür.
Çünkü insanın bağımsızlığını kaybettiği ve başkasına muhtaç hâle geldiği anı anlatır. Bu yüzden yalnız ihtiyacı değil, gurur kırılmasını da sezdirir ve sözü ağırlaştırır iyice duygusal olarak.
Yoksulluk, borç, hastalık veya işsizlik gibi hayatın zor dönemlerinde daha etkileyici duyulur. Çünkü bu alanlarda muhtaçlık duygusu daha açık hissedilir ve dinleyeni doğrudan sarsar çoğu zaman.