Anlamı
bir yeri, bir şeyi çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmek:
'Sizin analarınızın, babalarınızın hayat idealini avucumun içi gibi bilirim.' -H. Taner.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir yeri, bir konuyu, bir kişiyi ya da bir işi en ince ayrıntısına kadar çok iyi bilmek anlamında kullanılır. Avucun içi insanın en yakından gördüğü, sınırlarını ve çizgilerini en iyi tanıdığı yerdir; bu yüzden benzetme son derece güçlüdür. Bir şeyi avucunun içi gibi bilen kişi, onun gizli köşelerini, işleyişini, ayrıntılarını ve olası değişimlerini önceden fark edebilir. Deyim günlük dilde en çok şehir, mahalle, iş düzeni, insan karakteri ya da teknik bir konu için söylenir. Burada bilgi yüzeysel değildir; deneyimle, dikkatle ve uzun süreli tanışıklıkla edinilmiş derin bir tanıma söz konusudur. Bir insan bir yolu ezbere bildiğinde, bir ustanın işinin inceliklerini kavradığında ya da biri karşısındakinin huyunu suyunu çözmüş olduğunda bu deyim yerini bulur. Bilmek burada salt hatırlamak değil, tanımak ve hakim olmak anlamına gelir. Güven veren uzmanlık ya da yerleşmiş tanışıklık hissi bu ifadede toplanır.
Örnek Cümleler
- Bu mahalleyi avucunun içi gibi biliyor, kimse ona yol tarif etmiyor.
- O şehri avucunun içi gibi biliyor, her sokağını, her köşesini tanıyor.
- Bu mahalleyi avucumun içi gibi bilirim, gözlerim kapalı yürüyebilirim.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir şeyi yüzeyden değil, ayrıntılarıyla, sınırlarıyla ve işleyişiyle tanıyacak kadar derin bir bilgi düzeyini anlatır.
Hayır, mekanlar için çok sık kullanılsa da insanlar, işler, meslekler ve çeşitli konular için de rahatlıkla söylenebilir.
Çünkü insan avucunun içini en yakından ve en iyi bilen kişidir; bu da tam hakimiyet ve yakın tanışıklık fikrini güçlü biçimde verir.