Deyim

Avucunun İçi gibi Bilmek Ne Demek?

Anlamı

bir yeri, bir şeyi çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmek:
'Sizin analarınızın, babalarınızın hayat idealini avucumun içi gibi bilirim.' -H. Taner.

Detaylı Açıklama

Avucunun içi gibi bilmek, bir yeri ya da bir şeyi çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmektir. Avuç içi insanın hep gözünün önündeki yerdir; kalıp bu tanışıklığı bilgiye taşır. Bilinen şey bir mahalle, bir yol, bir makine ya da bir iş olabilir; hepsinde ortak olan, bilginin yüzeysel değil ayrıntılı olmasıdır. Böyle bilen birine yol sorulabilir, bir ayrıntı danışılabilir. Bilginin nereden geldiği anılmayabilir; yıllarca orada yaşamak ya da aynı işi uzun süre yapmak bu bilgiyi verebilir. İşin kurdu böyle bilen kişiye verilen addır; avucunun içi gibi bilmek ise bilme işinin kendisini anlatır. Haritaya bakmadan kestirme yolları bulan bir kuryenin bilgisi buna örnektir.

Örnek Cümleler

  1. Bu mahalleyi avucunun içi gibi bilir, zifiri karanlıkta bile şaşırmaz.
  2. Makinenin her parçasını avucunun içi gibi bilen tek usta odur.
  3. Kırk yıllık terzi kumaşları avucunun içi gibi bilir, eline alır almaz cinsini söyler.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Kişi o yerin ya da şeyin işleyişini, sınırlarını ve gözden kaçan köşelerini bilir. Bir mahallede hangi sokağın nereye çıktığını, bir evde hangi dolabın neyi sakladığını söyleyebilir; bu bilgi bir kez görmekle değil, uzun bir tanışıklıkla edinilir.

Bilen kişinin kendi avucundan söz edildiği için. Avucunun içi denir; ilgi ile iyelik ekleri onu belli bir kimseye bağlar. Ekler düşseydi ortada herkese ortak bir yüzey kalır, bilginin kişiye ait olduğu duyulmazdı.

Zarf görevi görür; bilmek fiilinin nasıl, ne ölçüde bilindiğini bildirir. Gibi edatı öbeği yükleme bağlar. Kalıp bilmek fiiliyle kalıplaşmıştır. Bilinen şey ise nesne olarak ayrıca söylenir: mahalleyi, makineyi, bu işi.