Anlamı
çok zayıfladığı yüzünden belli olmak:
'Hüdai, Bayram'ın avurtları çökmüş solgun yüzüne bakarak bir varsayım yapmıştı.' -A. Kulin.
Detaylı Açıklama
Avurtları çökmek, çok zayıfladığının yüzünden belli olmasıdır. Yanak çukurları içeri iner, elmacık kemikleri çıkar, yüz gölgelenir; kalıp bu görüntüyü adlandırır. Önemli olan zayıflığın kendisi değil, yüzden belli olmasıdır; kişinin kendisi de aynaya bakınca bunu görebilir. Kalıbın öznesi avurtlardır, zayıflayan kişi ise onların sahibidir. Aynı kalıp avurtları birbirine geçmek biçiminde de söylenir. Sebebi bildirmez: hastalık, yorgunluk, üzüntü ya da uzun bir yolculuk aynı izi bırakabilir. Değişim birkaç günde de görülebilir, aylar içinde yavaş yavaş da. Rengi kaçmak ya da benzi sararmak gibi sözlerle birlikte kurulabilir; hepsi yüzde okunan bir değişikliği anlatır. Kalıp yalnız yüz için kurulur; bedenin başka yerindeki değişiklik bu sözle anlatılmaz.
Örnek Cümleler
- Bir haftada ne hâle gelmiş, avurtları çökmüş, rengi de kaçmış.
- Hastaneden çıktığı gün avurtları çökmüştü, kapıda onu neredeyse hiç tanıyamadık.
- Üç ay dağda çalışınca avurtları çöktü, elbiseleri bol gelmeye başladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Avurtlardır. Çöken şey yanak çukurlarıdır; zayıflayan kişi yalnız onların sahibi konumundadır. Bu yüzden söz kişinin bütününü değil, yüzünde beliren değişikliği anlatır. Değişikliği başkası görüp söyleyebilir, kişi kendi yüzü için de kurabilir: son günlerde avurtlarım çöktü denebilir.
Değişimin gözle fark edilmesi anlatılır. Kişi kilo vermiş olabilir, ama bu yüzünden okunmuyorsa kalıp pek yerine oturmaz; söz, zayıflığın yüzde belli olmasını bildirir. Ölçüyü tartı değil, göz koyar.
Avurdu avurduna geçmek doğrudan çok zayıflamayı anlatır; avurtları çökmek ise bu zayıflığın yüzden belli olmasını. İkisi de aynı görüntüye dayanır. Avurtları birbirine geçmek biçimi ise iki sözü birbirine yaklaştırır, çünkü abartılı görüntüyü bu kalıba da taşır.