Atasözü

Ay Ayakta Çoban Yatakta, Ay Yatakta Çoban Ayakta Ne Demek?

Anlamı

1) çobanların akşam erken yatması, sabahleyin erken kalkması gerekir; 2) genel düzene yardımcı olan araçlar varsa yönetici rahat eder yoksa çok uyanık olması gerekir.

Detaylı Açıklama

Atasözü iki durumu karşı karşıya koyar. Ay ayaktayken, yani gökte dururken çoban yatakta olur; ay yattığında, yani battığında çoban ayağa kalkar. Birinci anlamı doğrudan çobanın düzenidir: çobanların akşam erken yatması, sabahleyin erken kalkması gerekir. İkinci anlamı bunu yönetime taşır; genel düzene yardımcı olan araçlar varsa yönetici rahat eder, yoksa çok uyanık olması gerekir. İkinci anlamda ay, düzene yardımcı olan araçların yerine konur: o yerindeyken çoban dinlenir, o gidince bütün yük çobana kalır. Söz böylece hem bir iş düzenini hem de yardımcısı olanla olmayanın farkını anlatır. İki yarı birbirinin tersidir; biri rahatlığı, öteki nöbeti bildirir ve ikisi arasındaki tek fark ayın yerindedir.

Örnek Cümleler

  1. Sistem oturunca müdür rahatladı; ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta.
  2. Yardımcı ekip çekilince gece gündüz o koşturdu; ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta.
  3. Çoban akşamdan yatar, gün doğmadan sürüyü çıkarır; ay ayakta çoban yatakta, ay yatakta çoban ayakta.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Birinci anlamda sözün kurduğu görüntüde gecenin işaretidir: ay gökteyken çoban yatar, ay yatınca çoban kalkar. Bu, gökteki gerçek bir düzen değil, erken yatıp erken kalkmayı anlatan bir görüntüdür; ay gündüz de görülebilir. İkinci anlamda ise düzeni sağlayan yardımcıyı karşılar; o yerindeyken yönetici rahat eder, o gidince uyanık durmak zorunda kalır.

Çobanın gününün erken başladığını ve buna göre davranması gerektiğini öğütler: akşam erken yatan çoban sabah erken kalkar, sürüyü vaktinde otlağa çıkarır. Söz bu düzeni saatle değil, ayın gökteki yeriyle anlatır.

Düzeni kuran araçlar yerindeyse işin kendiliğinden yürüyeceğini, bunlar yoksa bütün yükün kendisine kalacağını söyler. Rahatlık kişinin çalışkanlığından değil, kurulu düzenden gelir; düzen bozulunca yük yeniden tek kişiye biner.