Anlamı
çok yalvarmak:
'Obanın bütün kadınları, delikanlıları ayağına düştü.' -Y. Kemal.
Detaylı Açıklama
Ayağına düşmek, çok yalvarmaktır. Kalıp bir teslim görüntüsü kurar: yalvaran yerdedir, karşısındaki ayakta. Bu yüzden söz sıradan bir ricayı değil, yalvarmanın ağır bir hâlini anlatır. Af dilemek, borç ertelemek, bir yakınını kurtarmak gibi durumlarda duyulur; yalvaranın başka yolu kalmamış olması şart değildir. Gerçek bir diz çökme olması gerekmez; kapı kapı dolaşıp yalvaran kişi için de kurulur. Yalvarma karşılık bulabilir de, hiç bulmayabilir de; sonucu söz belirlemez. El etek öpmek de bir işi yaptırmak için çok yalvarmayı anlatır. Bir annenin çocuğunun tedavisi için, bir kiracının evden çıkarılmamak için yalvarması bu sözle anlatılabilir. Yalvaranın kim olduğu, karşısındakinin nasıl davrandığı cümlenin geri kalanında verilir.
Örnek Cümleler
- Oğlunun affı için müdürün ayağına düştü ama hiçbir fayda etmedi.
- Borcu ertelensin diye alacaklısının ayağına düştü, sonunda bir yıl süre aldı.
- Gururlu adamdı, kimsenin ayağına düşmedi; borcunu tarlasını satarak kendi ödedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yere kapanmayı, kendini ötekinin önüne bırakmayı anlatır; söz çok yalvarmayı bu görüntüyle verir. Ayağına kapanmak da alçalırcasına yalvarmayı anlatır; iki söz birbirine çok yakındır ve aynı sahnede kurulabilir.
Yalvaran kişi özne olur; yalvarılan taraf ise ayağın sahibi olarak ilgi ekiyle anılır: müdürün ayağına, alacaklısının ayağına. Kalıp nesne almaz. Yalvarılan taraf söylenmezse kimin ayağına düşüldüğü bağlamdan anlaşılır.
Kimsenin ayağına düşmemek, sıkışsa da yalvarmamayı anlatır. Sıkıntısını kendi çözen, kapı kapı dolaşıp kimseye yalvarmayan kişi için kurulabilir; olumsuz biçim bir övgü gibi de duyulabilir. Övülen, kişinin darda kalsa da boyun eğmemesidir.