Anlamı
yoksulluğuna bakmayarak süs ve gösteriş yapmak ister.
Detaylı Açıklama
Atasözü iki ucu yan yana koyar: ayakta don yoktur, ama başa fesleğen takılmak istenir. Don en temel giyecek, fesleğen ise bir süstür; biri zorunluluk, öteki gösteriştir. Söylenen şudur: yoksulluğuna bakmayarak süs ve gösteriş yapmak ister. Eleştirilen şey yoksulluk değil, sıralamanın şaşırılmasıdır; en temel ihtiyaç ortada dururken para süse ayrılmaktadır. Aynı söz fesleğen takar başına biçiminde de kurulur, anlamı değişmez. Borç içindeyken pahalı bir şey almak, kirasını ödemeden marka peşinde koşmak bu sözle anlatılır. İçinde bir alay sezilebilir; ortadaki çelişki dışarıdan bakana kolayca görünür. Kişinin bunu niçin yaptığı kalıpta söylenmez; özenti de olabilir, el âleme karşı olduğundan varlıklı görünme kaygısı da.
Örnek Cümleler
- Kirasını ödeyemiyor ama son model telefon peşinde; ayağında donu yok, fesleğen ister başına.
- Ayağında donu yok, fesleğen ister başına; borca battı, yine düğün yapacakmış.
- Evde ekmek yok, o altın bileziğe bakıyor; ayağında donu yok, fesleğen ister başına.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İkinci yarı devriktir; yüklem ortaya, tümleç sona konmuştur. İster başına denir, başına ister değil. Devrik diziliş konuşma dilinde de görülen bir sıralamadır. Birinci yarı ise düz kurulmuştur.
Biri yoklukla, öteki istekle kurulur: ayağında don yok, başına fesleğen ister. Olumsuz bir saptamanın ardından olumlu bir istek gelir. Çelişki bu iki yüklemin yan yana durmasından doğar; ikisi de kısa ve keskindir.
Vardır; fesleğen takar başına biçimi de kullanılır. O biçimde istek değil, yapılmış bir iş anlatılır; yine de anlam başkalaşmaz. İki söyleyiş de aynı çelişkiyi, yoksulluğun ortasında süse düşkünlüğü anlatır.