Anlamı
ayakkabısını giymek.
Detaylı Açıklama
Ayağını giymek, ayakkabısını giymektir. Kalıpta giyilen şeyin adı söylenmez; ayak sözcüğü hem organı hem ona geçirileni karşılar ve anlam bu aktarmadan doğar. Bugünkü ölçünlü dilde ayakkabısını giymek denir, bu söyleyiş ise ağızlarda yaşar. Aynı mantık ayağına geçirmek, ayağını çıkarmak gibi söyleyişlerde de görülür. Giyilen şey ayakkabı, çizme, çarık ya da terlik olabilir; kalıp giysinin türünü ayırmaz, hepsini aynı sözle karşılar. Öznesi giyen kişidir ve cümlede nesne çoğu kez düşer: ayağını giydi demek, ayakkabısını giydi demeye yeter. Söz yola çıkma, kalkma, dışarı adım atma sahnelerinde duyulur; giyme işi bitince kişi gitmeye hazırdır. Bugün daha çok yaşlıların ve köy ağzının konuşmasında duyulur; şehir dilinde yerini ayakkabısını giymek almıştır.
Örnek Cümleler
- Sabah ezanı okunurken ayağını giydi ve doğruca tarlanın yolunu tuttu.
- Çocuk kapıda bekliyor, ayağını giy de birlikte çıkalım artık şuradan.
- Yağmur diner dinmez ayağını giyip bahçedeki tavukları kümese geri aldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Ayak sözcüğü iki işi birden görür: uzvu da, ona geçirilen şeyi de adlandırır. Dinleyen kişi ayağa giyilen şeyin ne olduğunu cümleden çıkarır, bu yüzden adının söylenmesine gerek kalmaz.
Giymek fiili normalde giyileni nesne alır; burada nesne organın kendisidir. Ayağını giymek denince giyilen şeyin adı hiç anılmaz. Bu ters kuruluş kalıbı ölçünlü dilden ayırır ve ona ağız tadı verir.
Kalkarken, yola düşerken, kapıdan çıkarken duyulur. Giyme bittiği anda kişi yola hazırdır; bu yüzden cümlenin arkasından çoğu kez bir gidiş, bir iş ya da tutulan bir yol gelir.