Deyim

Ayağını Kaydırmak Ne Demek?

Anlamı

bir yolunu bulup birini işinden veya görevinden uzaklaştırmak:
'Hatta vekilin bile ayağını kendisinin kaydırdığını iddia ediyor.' -H. Taner.

Detaylı Açıklama

Ayağını kaydırmak, bir yolunu bulup birini işinden ya da görevinden uzaklaştırmaktır. Yolunu bulmak, işin düz yoldan değil bir çare aranarak yapıldığını gösterir: karar verenlere başka şeyler anlatılır, hakkında dosya hazırlatılır, yerine bir ad önerilir. Öznesi uzaklaştıran taraftır, nesnesi görevde bulunan kişidir. Sonuç bellidir, kişi görevinden olur. Kalıp çoğu kez çoğul özneyle kurulur, ayağını kaydırdılar denir; edilgen biçimi de duyulur ve o zaman işi kimin yaptığı söylenmemiş olur. Benzetme bedenin dengesinden gelir: ayağı kayan kişi durduğu yerde tutunamaz, düşer; görevden edilenin de altındaki zemin çekilmiştir. Sözde açık bir eleştiri vardır; ayıplanan, sonucun kendisi değil ona giden yoldur. Haber dilinde de sık geçer: bir yöneticinin görevden alınışı anlatılırken ayağı kaydırıldı denir.

Örnek Cümleler

  1. Yıllarca çalıştığı kurumda ayağını kaydırdılar, bir sabah görevden alındığını öğrendi.
  2. Kendi adamını getirebilmek için müdürün ayağını kaydırmayı aylarca sabırla planladı.
  3. Hakkında dosya hazırlatıp ayağını kaydırdıklarını aradan yıllar geçince kendisi anlattı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Öznesi uzaklaştıran taraftır: bir rakip, bir ast, bir üst ya da o yere göz koyan biri. Nesnesi görevde bulunan kişidir. Kalıp işi yapanın kim olduğunu değil, varılan sonucu bildirir; kişi görevinden olmuştur.

İşin düz yoldan yürümediğini anlatır. Yetkilinin kulağına türlü şeyler fısıldanır, dosyalar biriktirilir, boşalacak yere hazır bir ad sunulur. Ortada açıktan bir tartışma yerine, önceden kurulmuş bir düzenek vardır.

Kaymak fiilinin ettirgenidir. Kaymak kendiliğinden olur; kaydırmak ise arkasına bir el koyar. Ek bu yüzden olayı kazadan çıkarıp kasta bağlar. Edilgen biçimde bile bu kasıt duyulur, yalnız failin adı düşer.