Anlamı
hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, hastalıktan korunmak için hem bedeni hem gönlü gözetmeyi öğütler: ayak sıcak, baş serin tutulacak; gönül ferah olacak, derin derin düşünülmeyecek. Dört buyruk iki öbekte toplanır. İlk ikisi bedenledir: ayak üşürse hastalık kapıdadır, baş fazla ısınırsa kişi ağırlaşır, düşüncesi bulanır. Son ikisi gönüldedir: olur olmaz şeyi dert edinmemek, geniş yürekli olmak. Halk sağlığı beden ile gönlün ortak işi sayar, bu yüzden dördü bir arada söylenir. Söz iki yarımdan kurulmuş, uyaklı bir öğüttür; serin ile derin sesçe eşlendiği için kolay akılda kalır. Dört yüklem de emir kipindedir ve söz büyüklerin ağzında öğüt olarak yaşar. Bu öğüt halkın kendi sağlık bilgisinden doğmuştur; tanı ile tedavinin yerine geçmez.
Örnek Cümleler
- Kış boyunca ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin öğüdüne uydu.
- Küçük aksilikleri büyütmeyen dedem, ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin ölçüsüyle yaşadı.
- Yün çorap giydirip odayı havalandırırken ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin anlayışını uyguluyordu.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Ayağı sıcak, başı serin tutmayı; gönlü ferah tutup derin derin düşünmemeyi söyler. İlk ikisi bedeni, son ikisi gönlü gözetir. Atasözü hastalıktan korunmayı bu dördünün birlikte tutulmasına bağlamış olur.
Tut fiili üç kez yinelenir, dördüncü yüklem ise düşünme biçimindedir. Yineleme buyrukları tek bir dizeye bağlar; son yüklemin değişmesi de sözü kapatır. Üç buyruk olumlu, sonuncusu olumsuzdur.
Geleneğin sağlık anlayışını yansıtır, hekim tavsiyesinin yerini tutmaz. Üşümemeye, serin kalmaya ve gereksiz kaygıdan uzak durmaya çağıran yanı bugün de anlaşılır; tanı ile tedavi ise hekimin işidir.