Deyim

Ayağının Altına Karpuz Kabuğu Koymak Ne Demek?

Anlamı

bir yolunu bulup bir kimseyi düzenle işinden uzaklaştırmak.

Detaylı Açıklama

Ayağının altına karpuz kabuğu koymak, bir yolunu bulup bir kimseyi düzenle işinden uzaklaştırmaktır. Kalıp sokaktaki bir sahneden gelir: yere atılmış karpuz kabuğuna basan kişi kayar ve düşer. Kabuğu koyan taraf ise düşme anında ortada görünmez, yalnız zemini hazırlamıştır. Düzen sözcüğü buradaki ağırlığı taşır; ortada kurulmuş bir tertip, basılması beklenen bir tuzak vardır. Öznesi tuzağı kuran taraftır, düşen ise işinden olan kişidir. İş yerinde, siyasette, rekabetin sert olduğu her ortamda duyulur. Çoğu kez çoğul özneyle kurulur: kabuğu koydular denir, koyanın adı verilmez. Söz kurulan tertibi ayıplar; yergisi sonuca değil, sonuca giden yola yöneliktir. Kalıp sonucu da bildirir: kurulan düzen işlemiş, kişi işinden olmuştur.

Örnek Cümleler

  1. Genel müdürün ayağının altına karpuz kabuğu koydular, altı ay dolmadan görevden alındı.
  2. Ustabaşı, yerine göz koyduğu çırağın ayağının altına karpuz kabuğu koymuş.
  3. Muhasebeciyi sevmeyenler ayağının altına karpuz kabuğu koydu, adam işinden oldu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bilerek yerleştirmeyi bildirir. Kabuk oraya düşmüş değil, konmuştur; fiil kastı cümlenin içine yerleştirir. Atmak ya da düşürmek denseydi iş bir rastlantı gibi okunurdu. Kalıbın ağırlığı bu tek fiilden gelir.

Kısaltılamaz; beş sözcüğün hiçbiri atılamaz. Karpuz kabuğu koymak dendiğinde sahne eksik kalır; ayağının altına bölümü hem yeri hem hedefi gösterir. Uzunluk burada bir fazlalık değil, sahnenin gereğidir.

Vardır. Söz yalnız tuzağın kurulduğunu değil, kişinin işinden uzaklaştırıldığını da bildirir. Sonuç alınmamış bir girişim anlatılacaksa kalıp çalıştılar, koymaya kalktılar gibi çaba bildiren biçimlerle kurulur; o zaman sonucun alınmadığı ayrıca söylenmiş olur.