Anlamı
farklı davranmak.
Detaylı Açıklama
Ayrı tutmak, farklı davranmaktır. Kalıpta en az iki taraf vardır ve biri ötekilerden başka bir yere konur: ona daha iyi, kimi zaman daha kötü davranılır. Ayrı tutulan kişi cümlede belirtme ekiyle anılır: onu ayrı tuttu denir. Söz çoğu kez eşitlik beklenen yerlerde, kardeşler arasında, sınıfta, iş yerinde duyulur. Olumsuz biçimi de sık kurulur: kimseyi ayrı tutmadı denince eşit davranış övülmüş olur. Fark çoğu kez küçük işlerde görünür: verilen söz, ayrılan zaman, gösterilen ilgi. Bu fark çoğu kez üçüncü bir kişinin gözüne çarpar. Söz bir kişiyi öne çıkarmayı da, geriye itmeyi de karşılar. Kalıbın öznesi ayrımı yapan kişidir; ayrı tutulan taraf bunu ancak yaşar. Kimin ayrı tutulduğu ve bunun nasıl belli olduğu cümlede anlatılır.
Örnek Cümleler
- Büyük oğlunu hep ayrı tuttu, öteki çocuklar bunu yıllarca içlerine attı.
- Müdür kimseyi ayrı tutmuyor, izin sırasını herkes için aynı biçimde uyguluyor.
- Aynı işi yapan iki kişiden birini ayrı tutmak iş yerinde huzursuzluk çıkardı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir yer ayırmayı bildirir. Ayrı tutulan kişi sıranın dışındadır; ona başka bir konum verilmiştir. Bu konum daha iyi de olabilir, daha kötü de; yönü kalıp kendisi söylemez, cümleye bırakır.
Bildirilmez. Arkasında sevgi de bulunabilir, akrabalık, çıkar ya da önyargı da; bir sebep varsa cümlenin geri kalanında anlatılır. Kalıbın bildirdiği tek şey, taraflara eşit davranılmamış olmasıdır; gerisi anlatana kalır.
Ötekinde birkaç şey karşılaştırılıp aralarında fark gözetilir; burada ise bir kişi diğerlerinden ayrılır ve ona başka türlü davranılır. İkisi çoğu cümlede yan yana durur, ayrım bakışın yönündedir.