Atasözü

Az Söyle Çok Dinle Ne Demek?

Anlamı

kişinin gereksiz konuşmaktansa az konuşması ve konuşulanları dinlemesi daha iyidir.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, gereksiz konuşmaktansa az konuşmanın ve konuşulanları dinlemenin daha iyi olduğunu söyler. İki buyruk karşılıklı durur: biri söze sınır koyar, öteki kulağı açık tutmayı ister. Dinlemek burada susmakla aynı şey değildir; söylenene dikkat etmeyi, karşıdakini anlamayı içerir. Öğüt çoğu kez gençlere, yeni işe başlayanlara ve acele söz alanlara verilir. Az ile çok yan yana konunca ölçü de görünür olur: konuşulan pay küçük, dinlenen pay büyük olmalıdır. Atasözü iki buyruğu da aynı kişiye yöneltir; söyleyen kendini de içine katabilir. Ölçü sayıyla değil, oranla verilir. Söz bir konuşma sırasında, araya girmek üzere olan kişiye de söylenebilir. Kimin ne kadar konuştuğu cümlenin geri kalanında anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Toplantıda ilk sözü kapmaya çalışma; az söyle çok dinle, sonra konuşursun.
  2. Çırağa ilk öğrettiği söz buydu: az söyle çok dinle, iş kulaktan öğrenilir.
  3. Bütün tartışmayı dinledi, sonunda iki cümle söyledi; az söyle çok dinle tam buydu.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Öğütlenmez. Yasaklanan şey konuşmak değil, gereksiz konuşmaktır; atasözü sözü tümüyle kesmez, azaltır. Yerinde söylenen bir söz bu öğüdün dışında kalır, hatta beklenir. Ölçü sözün sayısı değil, gerekliliğidir.

Dinleyen kişi bilgiyi karşısındakinden alır, acele hüküm vermekten kurtulur ve konuştuğunda daha sağlam konuşur. Atasözü dinlemeyi boş durmak saymaz; onu da bir iş gibi anar ve emek ister.

Biri ötekini besler: az söyleyen kişinin kulağı boşalır, çok dinleyenin söyleyeceği de artar. Atasözü ikisini ayrı ayrı değil, birbirine bağlı iki iş olarak verir; biri olmadan öteki eksik kalır.