Anlamı
küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirten bir söz.
Detaylı Açıklama
Bu söz, küçük kazançların bile hep varlıklı kimselere düştüğü inancını belirtir. Kuruluşu bir soru ve bir yanıttan ibarettir: aza nereye gittiği sorulmuş, o da çoğun yanına demiştir. Atasözünün öznesi azdır; onu alan taraf yanıtın içinde geçer. Söz tek cümlede hem soruyu hem yanıtı taşıdığı için akılda kalır. Sözün yargısı kazanandan çok, kazancın gittiği yöne bakar. Sözün iki ucu arasındaki uçurum böylece görünür olur; az olanın nereye gittiği tek soruyla ortaya konur. İhale, miras, bağış ve fırsat konuşmalarında duyulur. Söz halk ağzında yaşar ve teklifsiz konuşmada duyulur. Atasözü bir düzeltme önermez, bir suçlu da göstermez; yalnız gördüğünü söyler. Kimin ne kazandığı ve kazancın kime gittiği cümlede anlatılır.
Örnek Cümleler
- İhale yine en büyük firmaya gitti; aza sormuşlar nereye, çoğun yanına demiş.
- Destek parası da varlıklı köylülere dağıldı, aza sormuşlar nereye, çoğun yanına demiş.
- Aza sormuşlar nereye, çoğun yanına demiş; küçük esnafın payına yine bir şey düşmedi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Söz soru-cevap kuruluşundadır; aza nereye gittiği sorulur, yanıtı kendisi verir. Cansız bir miktarın konuşturulması kısa bir sahne kurar ve yargıyı doğrudan söylemekten kurtarır. Halk sözlerinde bu kuruluş seyrek değildir.
Bildirmez. Söz bir inancı, halkın gözlemini aktarır; kanıt getirmez, ölçü de vermez, sayı da. Bu yüzden her kazanç için değil, dağılımın böyle göründüğü durumlar için kurulur; karşı örnek onu çürütmez.
Sitem ve şaşmama duygusuyla. Beklenen sonuç yine çıkmıştır; söyleyen kişi buna kızar ama şaşırmaz, çünkü aynısını daha önce de görmüştür. Kimi cümlede alay, kimi cümlede yorgunluk duyulur; öfke açıkça söylenmez.