Deyim

Azar İşitmek Ne Demek?

Anlamı

azarlanmak.

Detaylı Açıklama

Azar işitmek, azarlanmaktır. Kalıbın öznesi azarı alan kişidir; azarlayan taraf cümlede ayrıca anılır. Çoğu kez bir yanlışın ardından kurulur. Kalıp uyarının sertliğini bildirir, ölçüsünü değil; bir çıkışma da, uzun bir paylama da bu sözle anılır. Kalıp bir kez için de, yinelenen bir durum için de kurulur. İşiten kişinin ne hissettiği kalıpta söylenmez. Söz kırgınlık ve mahcupluk duygusuyla birlikte anılabilir. Azar yüksek sesle de söylenebilir, sessiz ve soğuk bir dille de. Kalıp çoğu kez olup bitmiş bir iş gibi kurulur: azar işitti denir. Söz gündelik konuşmada sık geçer, yazıda da yadırganmaz. Azar işiten kişinin karşılık verip vermediği kalıpta bildirilmez; söz tek yönlü bir olayı anlatır. Kimden ve ne yüzünden azar işitildiği cümlenin geri kalanında anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Raporu geç teslim edince müdüründen bütün odanın önünde azar işitti.
  2. Çocuk camı kırdığı için babasından azar işitti, bir daha topa dokunmadı.
  3. Her sabah geç kaldığı için azar işitmekten artık iyice bıkmıştı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Azar, sert ve kırıcı sözle yapılan uyarıdır. İşitmek fiili ise kişinin bu sözü üstüne alışını bildirir; kulağa gelen şey sıradan bir ses değil, doğrudan kendisine yöneltilmiş bir çıkışmadır.

Anlamca aynı yere çıkar. Azarlanmak olayı doğrudan adlandırır; azar işitmek ise sözün kulağa gelişini öne alır ve sahneyi daha somut kılar. Cümlede ikisi de birbirinin yerini tutar.

Çoğu kez vardır: azarı veren taraf yaşça, yetkice ya da konumca üsttedir. Ama kalıp bunu şart koşmaz; eşitler arasında da azar işitilebilir. Belirleyici olan sözün sertliği ve karşı tarafın onu üstüne almasıdır.