Deyim

Azrail’le Burun Buruna Gelmek Ne Demek?

Anlamı

ölümle karşı karşıya gelmek.

Detaylı Açıklama

Azrail'le burun buruna gelmek, ölümle karşı karşıya gelmektir. Kalıp ölümü bir kişi gibi anar ve onunla göz göze gelmeyi anlatır. Kaza, ağır hastalık, saldırı ve afet gibi olaylarda duyulur. Kalıp bir anı adlandırır, bir süreci değil; yakınlık burada geçen zamanla değil, araya kalan mesafeyle ölçülür. Kalıp ağır bir sözdür; geçici bir korku için seyrek kurulur. Kalıp korkunun büyüklüğünü ve olayın ciddiyetini birlikte verir. Kalıp çoğu kez geçmiş zamanla kurulur. Söz olay geçtikten sonra anlatılır; tam o anda söylenmez. Söz çoğu kez kişinin kendi ağzından, yaşadığını anlatırken kurulur; teklifsiz konuşmada da, anlatıda da geçer. Neyin böyle bir ana yol açtığı cümlenin geri kalanında anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Geçen kış Azrail'le burun buruna geldi; üç gün yoğun bakımda yattı.
  2. Tırın altında kalıyordu; Azrail'le burun buruna geldiğini sonradan bize anlattı.
  3. Depremde Azrail'le burun buruna gelmiş, o günden sonra hiç konuşmadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çok yakından karşılaşmayı anlatır; iki yüz birbirine değecek kadar yakındır. Söyleyiş başka karşılaşmalar için de kurulur, burada karşıya ölüm konmuştur. Yakınlık böylece somut bir görüntüye, göz göze gelmeye bağlanır.

Bildirmez. Anlatılan şey karşılaşmanın kendisidir; sonunda ne olduğu cümlede ayrıca söylenir. Kişi kurtulmuş da olabilir, ağır yara almış da. Kalıp yalnız o tek ana bakar, sonrasını anlatmaz.

Bu söyleyiş o anı anlatır; kişi tehlikenin tam ortasındadır. Öteki ise olayın sonunu bildirir. Aynı olay için ikisi de kurulabilir, ama sıraları ayrıdır: önce burun buruna gelinir, sonra kurtulunur.