Anlamı
tedirgin etmek, bıkkınlık vermek, can sıkmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir kişiyi tedirgin eden, bıkkınlık veren, can sıkan ya da gereksiz yere uğraştıran durumlar için kullanılır. Daha çok insanı yoran, bezdiren ve rahatını kaçıran her türlü mesele mecaz yoluyla anlatılır. İş yerinde tekrar eden bürokratik sorunlar, komşuların bitmeyen gürültüsü, bir çocuğun durmadan aynı şeyi istemesi ya da çözülmeyen teknik aksaklıklar bu deyimle anlatılabilir. Deyim, küçük gibi görünen ama sürekli tekrar ettiği için rahatsızlık veren durumları özellikle iyi ifade eder. Bazen uyarı olarak da kullanılır; başkalarına boşuna baş ağrıtmamalarını söylemek için de tercih edilir. Hem fiziksel sıkıntı çağrışımı hem de güçlü mecaz anlamıyla Türkçede çok yerleşik bir deyimdir. Özellikle çözümü basit olduğu hâlde sürekli gündemde kalan ve insanı yıpratan meseleler için kullanılır.
Örnek Cümleler
- Herkes fark etti ki çoktan baş ağrıtmış.
- Haberi duyunca herkes baş ağrıttı.
- Komşunun oğlu yine baş ağrıtmış, mahalle çalkalandı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, çoğu zaman mecazdır ve can sıkıcı, uğraştırıcı durumları anlatır. Hem fiziksel sıkıntı çağrışımı hem de güçlü mecaz anlamıyla Türkçede çok yerleşik bir deyimdir.
Hayır, olaylar, bürokratik süreçler, teknik sorunlar ve ilişkiler için de kullanılabilir. Bu deyim, bir kişiyi tedirgin eden, bıkkınlık veren, can sıkan ya da gereksiz yere uğraştıran durumlar için kullanılır.
Genellikle şikâyet, yorgunluk ve bıkkınlık içeren olumsuz bir ton taşır. Bazen uyarı olarak da kullanılır; başkalarına boşuna baş ağrıtmamalarını söylemek için de tercih edilir.