Anlamı
başa gelecek bir belayı savmak veya önlemek için yapılan bağış, özveri:
'Bir herif çıksa da şunu başımdan alsa... Başım gözüm sadakası üç beş parça eşya, beş, on kuruş da para veririm.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Anlam olarak başa gelecek bir belayı savmak veya önlemek için yapılan bağış, özveri demek olan "başının gözünün sadakası" deyimi, Türkçenin renkli anlatım araçlarından biridir. Kelimelerin bir araya gelerek oluşturduğu bu kalıp, tek başlarına taşıdıkları anlamdan farklı bir bütünlük ortaya koyar. Konuşma ve yazı dilinde sıklıkla tercih edilen bu deyim, durumu somut bir benzetmeyle ifade eder.
Örnek Cümleler
- Kaza ucuz atlatılınca 'başımın gözümün sadakası' deyip hasarlı arabayı tamir ettirdi.
- Cüzdanını çaldırmıştı ama canı sağdı; başının gözünün sadakası olsun, dedi.
- Yangında sadece bir oda hasar gördü; başımızın gözümüzün sadakası, dedik.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kısaca, başa gelecek bir belayı savmak veya önlemek için yapılan bağış, özveri: 'Bir herif çıksa da şunu başımdan alsa... Başım gözüm sadakası üç beş parça eşya, beş, on kuruş da para veririm.' -R. N. Güntekin demektir. Bu deyim, anlatılmak istenen durumu somut ve akılda kalıcı bir benzetmeyle ifade eder.
Türkçenin zengin deyim hazinesinde benzer durumları anlatan farklı ifadeler bulunabilir. Bu deyimin kendine özgü yanı, 'başının' kelimesiyle kurduğu çağrışımdır ve bu onu diğerlerinden ayırır.
Kelime anlamıyla bakıldığında somut bir eylem veya görüntü çizer. Mecazi anlamda ise başa gelecek bir belayı savmak veya önlemek için yapılan bağış, özveri: 'Bir herif çıksa da şunu başımdan alsa... Başım gözüm sadakası üç beş parça eşya, beş, on kuruş da para veririm.' -R. N. Güntekin demektir. Bu iki anlam arasındaki mesafe, deyimin ifade gücünü artırır.