Anlamı
zorlu kavga etmek:
'Birbiriyle boğaz boğaza gelen okul çocuklarını, Samet'in varlığı bugünlerde tek bir vücut gibi bir araya toplayabilirdi.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, iki tarafın çok sert biçimde kavga etmesini ya da çatışmanın fiziksel mücadele düzeyine kadar yükselmesini anlatır. Sözlü tartışmanın alevlenip iyice büyüdüğü, öfkenin kontrolden çıktığı durumlarda kullanılır. Özellikle komşu kavgaları, aile içi çatışmalar, iş yerindeki sert tartışmalar veya rakip gruplar arasındaki gerginlikler bu ifadeyle anlatılır. Boğaz kelimesinin kullanılması, çatışmanın ne kadar yakın mesafede ve ne kadar tehlikeli boyutta olduğunu vurgular. Deyim, olayın ciddi ve endişe verici bir noktaya ulaştığını hissettirdiği için dinleyen üzerinde güçlü bir etki bırakır. Türkçede öfke, husumet ve büyük tartışmaları anlatırken sık başvurulan canlı ifadelerden biridir. Deyim, taraflar arasındaki gerginliğin artık söz aşamasını geçtiğini ve fiziksel çatışma noktasına geldiğini vurgular.
Örnek Cümleler
- Küçük tartışma büyüdü, sonunda boğaz boğaza geldiler.
- İki kardeş miras yüzünden boğaz boğaza geldi.
- Maç sonunda taraftarlar boğaz boğaza geliyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
En güçlü anlamı fiziksel kavgadır, ancak çok sert çekişmeleri mecaz olarak anlatmak için de kullanılabilir.
Öfke, gerilim, kontrol kaybı ve düşmanlık öne çıkar. Bu deyim, iki tarafın çok sert biçimde kavga etmesini ya da çatışmanın fiziksel mücadele düzeyine kadar yükselmesini anlatır.
Evet, büyük tartışmaların şiddetini anlatmak için oldukça yaygın kullanılır. Özellikle komşu kavgaları, aile içi çatışmalar, iş yerindeki sert tartışmalar veya rakip gruplar arasındaki gerginlikler bu ifadeyle anlatılır.