Anlamı
sevdiği bir kimsenin yokluğu veya yoksulluğu dolayısıyla bir yiyeceği yalnız başına yemekten üzüntü duymak:
'Her gün evde pişen türlü yemeklerin hiçbiri sensiz boğazımdan geçmiyor.' -O. C. Kaygılı.
Detaylı Açıklama
"Boğazından geçmemek" bir kimsenin sevdiği birinin yokluğunda, yaşadığı üzüntü yüzünden ya da içi razı olmadığı için yemeği yiyememesi anlamında kullanılır. Buradaki vurgu, fiziksel iştahsızlıktan çok duygusal ağırlıktadır. İnsan önündeki lokmayı yutabilecek durumdadır ama gönlü elvermez; bu yüzden yemek boğazından geçmez. Özellikle yas, hasret, ayrılık ve vicdan sıkıntısı gibi duygusal hâllerde çok doğal durur. Deyim, açlıkla gönül hâli arasındaki bağı kısa ama etkili bir şekilde kurar. Böylece hem duygunun yoğunluğu hem de yeme içmeye kadar yansıyan etkisi görünür olur.
Örnek Cümleler
- Oğlu askerdeyken sofradaki yemekler boğazından geçmiyordu.
- Hasta çocuğunu düşününce lokma boğazından geçmiyordu.
- Arkadaşının açlığını bilerek yemek yese de boğazından geçmiyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Sevdiği bir kimsenin yokluğu veya yoksulluğu dolayısıyla bir yiyeceği yalnız başına yemekten üzüntü duymak: 'her gün evde pişen türlü yemeklerin hiçbiri sensiz boğazımdan geçmiyor.' -o. c. kaygılı durumlarını anlatmak için kullanılır. Konuşmada durumu daha etkili ve kısa biçimde ifade etmek isteyen kişilerin tercih ettiği bir deyimdir.
Evet, günlük konuşmada oldukça yaygın kullanılan bir deyimdir.
Roman, hikâye ve şiirlerde karakterlerin iç dünyasını veya durumları tasvir etmek için kullanılır. Yazarlar bu deyimi doğal diyaloglara yerleştirerek anlatıma canlılık ve yerellik katar.