Anlamı
kişi, çağrıldığı yere gitmeli, çağrılmadığı yere gitmemelidir.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, insanın çağrıldığı yere üşenmeden gitmesini ama çağrılmadığı yere de kendini göstermemesini öğütler. İçinde hem nezaket hem ölçü vardır. Bir yandan sosyal ilişkilerde isteksiz ve kaba görünmeyi eleştirir, öte yandan davetsiz yere gitmenin doğuracağı sıkıntıya dikkat çeker. Atasözünün gücü, toplumsal sınırı çok net çizmesinden gelir. Davet varsa gidilir; yoksa mesafe korunur. Böylece hem misafirlik adabı hem de kişisel saygı korunmuş olur. Söz, görgü kuralını kısa ve kalıcı biçimde verir. Burada asıl mesele yalnız gitmek ya da gitmemek değil, kişinin kendi yerini ve başkasının alanını bilmesidir. Atasözü bu toplumsal inceliği sade bir dille korur. Ölçülü davranışın temelini de burada kurar.
Örnek Cümleler
- Annesi çıkmadan önce ona 'çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme' diye tembih etti.
- Düğüne gitmek istemeyen yeğenine büyükannesi 'çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme' dedi.
- Mahallede herkes bu sözü bilir: çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Davet edilen yere gitmenin nezaket, çağrılmadığın yere gitmemenin ise ölçü olduğunu öğretir. Söz, görgü kuralını kısa ve kalıcı biçimde verir.
Çünkü hem isteksizlik hem de sınır aşımı sosyal ilişkileri bozar; söz ikisini birden dengeler. Bu atasözü, insanın çağrıldığı yere üşenmeden gitmesini ama çağrılmadığı yere de kendini göstermemesini öğütler.
Evet. Davet, özel alan ve sosyal sınır kavramları bugün de önemini koruduğu için geçerlidir. İçinde hem nezaket hem ölçü vardır.