Anlamı
1) arkası görünen, saydam, şeffaf; 2) donuk, cansız (göz).
Detaylı Açıklama
Bu deyim farklı bağlamlarda iki ayrı görünüşü anlatır. Birinci anlamında saydam, parlak ve arkası görülebilecek kadar berrak nesneler için kullanılır. Cam gibi su, cam gibi hava ya da cam gibi yüzey dendiğinde açıklık ve pürüzsüzlük vurgulanır. İkinci anlamında ise özellikle gözler için kullanıldığında donukluk, cansızlık ve duygu eksikliği hissi taşır. Bu yüzden bağlam çok önemlidir; aynı söz hem olumlu bir berraklığı hem de soğuk bir boşluğu anlatabilir. Gündelik dilde kısa ama güçlü bir benzetmedir. Bir şeyi uzun uzun tarif etmek yerine görüntüsünü hemen zihinde canlandırır. Bu yönüyle hem betimleyici hem de atmosfer kurucu bir anlatım sağlar. Bu çift anlamlı yapı, sözü özellikle dikkatli ve bağlama duyarlı kılar. Aynı benzetme duruma göre övgüye de eleştiriye de dönüşebilir.
Örnek Cümleler
- Sabah erken saatte göl öyle sakindi ki su cam gibiydi.
- Ameliyattan sonra gözleri bir süre cam gibi bakıyordu.
- Kış günü hava açılınca sokaklar cam gibi bir aydınlığa kavuştu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Nesneler ve doğa için kullanıldığında berraklık, açıklık ve parlaklık anlatır. Gözler veya yüz ifadesi için kullanıldığında ise donukluk ve duygusuzluk hissi verebilir.
Su, hava, yüzey, göz ve bakış gibi kelimelerle sık birlikte kullanılır. Böylece benzetmenin hangi anlama kaydığı kolayca anlaşılır.
Çünkü dinleyenin zihninde hemen net bir görüntü kurar. Uzun tasvir yapmadan hem parlaklığı hem de donukluğu sezdirme gücü vardır.