Anlamı
1) büyük bir tehlike karşısında ölecekmiş gibi bir korkuya kapılmak:
'Bunlardan biri elimden kayarak ayağım üstüne şiddetle düşüverdi, az kalsın canım ağzıma gelecekti.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) aşırı duygulanmak, çok heyecanlanmak:
'Bitip tükenmek bilmeyen bir tablo gibi serilip giden lale tarlası renkten renge geçtikçe herkesin canı ağzına geliyor.' -B. R. Eyuboğlu.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, büyük bir tehlike karşısında ölür gibi korkmak ya da aşırı heyecan, telaş ve duygulanma yaşamak anlamında kullanılır. İlk anlamda korkunun şiddeti öne çıkar; kişi sanki canı bedeninden çıkacak kadar sarsılmıştır. İkinci anlamda ise büyük heyecan, coşku veya duygulanma benzer bir yoğunlukla anlatılır. Bu yüzden deyim yalnızca korku için değil, insanı derinden sarsan güçlü duygular için de kullanılabilir. Gündelik dilde çok canlı ve etkili bir kalıptır. Sıradan irkilmeden çok daha yüksek bir yoğunluk taşır. İnsanın içini yerinden oynatan anları kısa ve çarpıcı biçimde görünür kılar. Nefesi kesen, eli ayağı boşaltan duygusal anlar bu sözle daha net tarif edilir. Bu da deyime hem dramatik hem de gündelik bir güç verir.
Örnek Cümleler
- Kamyon tam önlerinden geçince hepimizin canı ağzına geldi.
- Sahneye çıkmadan hemen önce onun canı ağzına gelmişti.
- Lale tarlasını ilk kez görünce şaşkınlıktan ve hayranlıktan canı ağzına geldi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü insanı sarsan aşırı heyecan ve büyük duygulanma da benzer bir yoğunluk yaratır. Bu yüzden söz korkuyla birlikte coşku ve şaşkınlığı da taşıyabilir.
Evet, çok yakındır. Can başına sıçramak daha ani ürkmeyi öne çıkarırken, canı ağzına gelmek yoğun korku ve heyecanın bedensel şiddetini biraz daha fazla hissettirir.
Ani tehlike, büyük sınav anı, sahne heyecanı, yükseklik korkusu ve insanı sarsan manzaralar anlatılırken çok güçlü durur.