Anlamı
1) ağır hasta olmak, ölüm döşeğinde can çekişmek:
'Kadıncağız canı ile uğraşıyor, sen de eğleniyorsun.' -R. N. Güntekin. 2) büyük sıkıntıya düşmek.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, kişinin çok ağır bir hastalık veya büyük bir sıkıntı içinde kalmasını, neredeyse yalnızca hayatta kalmaya uğraşır hale gelmesini anlatır. İlk anlamında ölüm döşeğine yaklaşan bir hastalık, ağır bir çöküş ya da can çekişme havası vardır. İkinci anlamında ise kişi fiziksel ölüm noktasında olmasa da, başını kaldıramayacak kadar büyük bir dert ve baskıyla boğuşuyordur. Bu nedenle deyim çok ağır durumlar için kullanılır ve sıradan sıkıntıları anlatmaya pek uygun değildir. İçinde yoğun acziyet, çaresizlik ve son sınır duygusu vardır. Konuşmaya karanlık ve ciddi bir ton katar. Kişinin yalnız başka şeylerle değil, doğrudan hayatıyla boğuştuğunu sezdirir. Bu yüzden söz, basit yorgunluğu değil varoluşsal bir sıkışmayı anlatır. İnsan adeta bütün dikkatini sadece ayakta kalmaya vermiş gibidir.
Örnek Cümleler
- Arkadaşları bu durumu "canı ile uğraşmak" diye tarif etti.
- Öğretmen bu durumu "canı ile uğraşmak" ifadesiyle anlattı.
- İş arkadaşı olan biteni "canı ile uğraşmak" sözleriyle özetledi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü yalnızca can sıkıcı sorunları değil, insanın varlığını tehdit eden ya da onu tükeniş noktasına getiren çok ağır halleri anlatır. Bu yüzden ölçüsüz kullanıldığında anlamını kaybeder.
Hayır. İkinci anlamda kişi doğrudan ölüm döşeğinde olmayabilir; fakat yaşadığı sıkıntı o kadar ağırdır ki sanki hayatıyla boğuşuyor gibidir.
Can alıp can vermek, can derdinde olmak ve can kaygısına düşmek gibi hayati sıkışmışlık ve ağır bunaltı bildiren sözlerle yakın bir alandadır.