Anlamı
güzel yaşamak isteyen kişi, bu yaşayışın yükünü çekmeyi göze almalı ve gerekli kaynakları elinin altında bulundurmalıdır.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, rahat ve güzel yaşamak isteyen kişinin bunun yükünü, masrafını ve emeğini de göze alması gerektiğini anlatır. Yalnızca sonuç istenip o sonucu sağlayacak kaynak ve zahmet istenmiyorsa bu bir çelişkidir. Atasözü bu çelişkiyi çok somut ve halk ağzına yakın bir benzetmeyle gösterir. Kaymak isteyenin mandayı da yanında taşıması gerekir; yani konforun bedeli vardır. Bu yüzden lüks beklenti, yüksek standart, gösterişli hayat, zahmetten kaçan istekler gibi durumlarda sık hatırlanır. İçinde hafif alay, güçlü gerçekçilik ve emek vurgusu vardır. İstemenin yanında yük taşımayı da kabul etmeyi öğütler. Söz, nimetin kaynağını unutmaya karşı küçük ama sert bir uyarıdır. Emeksiz rahat arayışını akılda kalıcı biçimde eleştirir.
Örnek Cümleler
- Büyük ev, özel okul, yazlık istiyor ama masrafa gelince kaçıyor; canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.
- Patron yeni makineleri istediğinde ustabaşı, canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır, dedi.
- Konforlu bir yaşamın bedelini ödemek istemeyenlere babam hep canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır derdi.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İnsanların güzel sonuca razı olup o sonucun emeğini, maliyetini veya zahmetini üstlenmek istememesini eleştirir. İstek ile bedel arasındaki kopukluğu hedef alır.
Çünkü halk anlatımı soyut öğütleri somut görüntülerle güçlendirir. Böylece insan, kaymağın ardındaki manda yükünü zihninde hemen canlandırır.
Lüks yaşam beklentisi, büyük proje isteği, yüksek konfor talebi ve emek gerektiren her hedefte uygulanabilir. İlke eskimemiştir.